Anasayfa / Köşe Yazıları / Fethiye’nin Trafik Sorunu

Fethiye’nin Trafik Sorunu

trafik

Bir şehrin gelişmişlik düzeyini gösteren unsurların başında trafik gelir. Geniş yollarıyla, işgal edilmemiş kaldırımları ve yeterli park alanlarıyla, trafiği iyi düzenlenmiş bir şehirde yaşamak insana huzur verir. Esnafıyla, memuruyla, işcisiyle, misafiriyle çalışma hayatı da iyi işler. Trafiği iyi işlemeyen yerlerde ise diğer sorunların yanına bir de trafik sorunu eklenir. Yeri gelir trafik sorunu yaşamın bütününü olumsuz etkilemeye başlar. Bir dönem il olma hayalleri de kurduğumuz Fethiyemiz’de trafik, her geçen gün büyüyerek önümüzde önemli bir dert olarak durmaktadır.

Kaymakamlığın ve bünyesindeki resmi dairelerin, belediyenin ve bankaların merkezde olması nedeniyle hafta içi yoğunluğa sahne olan merkezde zaman zaman trafik kilitlenmektedir. Yine araç yoğunluğuna bağlı olarak park yeri sıkıntısı yaşanmaktadır. Bir dönem, geçerli bir çözüm olan parkomat sistemi de işlevsiz hale gelmiştir. Çarşıda çok kısa süreliğine bir işi olan arabasını koymak için şehir içini en az iki üç kez turlamaktadır. Çoğu kimse de Salı Pazarı ya da daha yukarılara park ederek kendince sorunu çözmektedir.

Peki ne yapılmalı? Biraz da bunu konuşalım. Öncelikle, Fethiye’nin trafik sorunu sadece belediyenin çözeceği bir sorun olmaktan çıkmıştır. Muğla Büyükşehir Belediyesi ve kamu kurumlarının ve sivil toplum örgütlerinin de işin içine girmesi gerekir. Basından öğrendiğimiz kadarıyla, Fethiye Ticaret ve Sanayi Odasının ev sahipliğinde, Fethiye’deki sivil toplum kuruluşlarınca oluşturulan Fethiye Meslek Kuruluşları Güçbirliği ilçemizin trafik sorununa ilişkin rapor hazırlıyormuş. Raporun tamamlandıktan sonra Muğla Büyükşehir Belediyesi başta olmak üzere ilgili kuruluşlara teslim edileceği belirtiliyor. Yapılan toplantıda ilçemizde kişi başına düşen araç sayısına, servis ve dolmuşların sayısına dikkat çekilmiş. Şehir merkezinin hafif raylı sistemle yayalaştırılması önerilmiş. Bu çalışmalara katkı adına biz de tespit ve önerilerimizi sıralayalım.

Fethiye’de trafik yoğunluğunun başlıca sebeplerinden birisi; Kaymakamlık binasında bulunan Nüfus ve Milli Eğitim Müdürlükleridir. Herkesin bir şekilde ikametgah, nüfus kayıt örneği vs. almak için nüfusa işi düşmektedir. İlçe Milli Eğitim Müdürlüğüne de veliler ve öğretmenlerin yanısıra mutlaka hergün bir müdür ya da yardımcısı evrak götürmektedir. Tapu ve diğer resmi kurumlarda benzer durumdadır. Buna belediyeyi, bankaları ve noterleri de ekleyebilirsiniz. Yoğunluğu azaltmanın en basit yolu bu kurumları merkezin dışına çıkarmaktan geçiyor. Eğer geçtiğimiz yıllarda adliye taşınmamış olsaydı bugün trafik sorunu daha da büyük boyutlarda olacaktı. Fethiye Belediyesi hizmet binasının çarşı dışına çıkarılması zor değildir. Çiftlik, Çamköy, Ölüdeniz, Üzümlü, Göcek ve Karaçulha’nın Fethiye’ye dahil olmasıyla birlikte planlama daha kapsamlı yapılabilecektir. Karaçulha Belediyesinin kullandığı bina yeniden düzenlenerek bu amaçla kullanılabilir. Kaymakamlık için de yine bu bölgede yeterli alan vardır. Milli Eğitim Müdürlüğü liselerin toplandığı Çatalarık kampüsüne taşınabilir. Tabiki bunlar teknik planlama gerektiren konular olduğu için kapsamlı müzakere edilebilir. Bu kurumların merkezden çıkması durumunda turizme dönük yapılacak çalışmalar için alan kazanılmış olacaktır. Nasıl Fethiye belediyesinin butik şehir uygulaması bir rahatlama getirdiyse bu tarz bir planlama da farklı alternatiflere kapı açacaktır. Bahsettiğimiz kurumları çıkarmadan yapılacak düzenlemeler, hafif raylı sistem de dahil, sorunu sadece öteleyecektir, çözmeyecektir.

Fethiye’nin geniş katılımla, geleceğe dönük yeniden planlanması özellikle büyükşehir sürecinden sonra zorunludur. Bu planlamaları bir kısım güç çevreleriyle ve rant kaygısıyla yapmak belki kolaydır ama doğru değildir. Bu konuda yazmaya devam edeceğiz. Bu köşede yer vermek üzere, sizin de görüş ve önerilerinizi beklediğimi belirtmeliyim. Hiç bir şey olmaz demeyin, en azından kayda geçer, üzerimize düşeni yapmış oluruz. Güzel konularla tekrar buluşabilmek dileğiyle sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Önerdiğimiz Yazı

Çayda Boğulmayalım

Nehri geçip çayda boğulmak tabiri ara sıra maruz kaldığımız durumları özetlemek için birebirdir. Yoğun ve …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*