seçim kanunu değişikliği

Siyasi Partilere İlişkin Son Durum (Mart 2022)

Halkın yönetime katılımı, seçme ve seçilme hakları gereği, günümüzde temsili demokrasi doğrultusunda uygulanmaktadır. Temsili demokrasinin gerçekleştirilmesinde siyasi partiler en temel zemin olarak başta gelmektedir. Türkiye’de Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte, arada başarısız denemeler olmasına rağmen, 1946’ya kadar genel anlamda, tek parti yönetimi hâkim olmuştur. 1946 yılında çok partili hayata geçilmesi, Türkiye demokrasisi açısından en önemli dönemi oluşturmuştur. Sonrasında askeri darbelerle bu süreç kısa süreliğine sekteye uğratılmış olsa da demokrasinin kurum ve kurallarının belli ölçüde bu dönemle yerleşmeye başladığı görülmektedir(Uluç, 2020). 1980 yılında yapılan askeri ihtilal sonrası halen yürürlükte olan 1982 Anayasası kabul edilerek ihtilal döneminde kapatılmış ve malvarlıkları hazineye devredilmiş olan siyasi partiler konusunda düzenlemeler yapılmış ve bu anlamda yeni bir sürece girilmiştir. Yeni sürecin ilginç sonuçları da ortaya çıkmıştır. Bunların başında, faaliyette olan en eski siyasi partinin kuruluş tarihinin 1983 olması gösterilebilir. 1983 yılında kurulan ve kurulduğu yıl iktidara gelen Anavatan Partisi’nin 2009 yılında Demokrat Parti ile birleşerek bu isimle faaliyetinin sonlanması dikkate değerdir.[*] Yine, 40 yıllık bu dönemin hemen hemen yarısında iktidarda bulunan Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kurulduğu 2001 yılından hemen bir yıl sonra iktidara gelmesi dikkat çekicidir.

Siyasi partilerin seçimlere katılması ve seçimler yoluyla gelinen yönetim kademelerinde gösterdiği adaylarının yer alması için çalışması beklenen bir durumdur. Bunun gerçekleşmesi ise seçimlere katılmak ve siyasi faaliyetlerde bulunmaya bağlıdır. Türkiye’de halen faaliyette olan siyasi parti sayısı yüksek olmasına rağmen bu partilerin büyük bir kısmının çeşitli sebeplerle Cumhurbaşkanlığı, milletvekilliği ve mahalli idareler için yapılan seçimlere giremediği görülmektedir.

Bu çalışmada; Türkiye’de mevzuata göre kurulmuş ve resmi olarak faaliyet gösteren siyasi parti sayısı ile seçimlere giren parti sayısının arasındaki farkın oldukça yüksek olmasının sebepleri irdelenmiştir. Siyasi partilerin seçimlere katılmasının önündeki engeller ortaya konularak çözüm önerisinde bulunulmuştur.

Siyasi partilerin ülke geneli seçim barajının yüksek olması ve teşkilatlanmada yaşadıkları sorunlar, kampanya ve faaliyetlerinin yürütülülmesinde gereken yüksek bütçeler seçimlere katılamamalarında başlıca etkenler arasında yer aldığı görülmektedir. 1983 tarihli Siyasi Partiler Kanunu başta olmak üzere seçim kanunlarında değişiklik yapılarak günümüz koşullarında göre uygun hale getirilmesi gerektiği açıktır. Siyasi partilerin varlık sebeplerinden birisi olan seçimlere katılmaları vatandaşların tercihlerini zenginleştirecek ve katılımcı demokrasiyi güçlendirecektir.

…………………………………

Tablo 1. Türkiye’de Faaliyette Olan Siyasi Partiler[1] ve Kayıtlı Üye Sayıları.[2]

[1] Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, 25.02.2022 Tarihi İtibarıyla Faal Siyasi Partilerin Listesi, https://www.yargitaycb.gov.tr/kategori/108/faaliyette-olan-siyasi-partiler, Liste sırası boşalan partiler dikkate alınmadan yeniden düzenlenmiştir.

[2] Üye sayıları Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 2 Mart 2022 tarihi itibarıyla yayınladıklarıdır.

[*]  Sonraki yıllarda Anayasa Mahkemesi kararı ile kapatılmadığından aynı ismi taşıyan yeni partiler kurulmuştur.

Devamını okumak için bağlantıya tıklayın.

Önerdiğimiz Yazı

Referandum Sürecine Doğru (2)

Meclis’te görüşmeleri tamamlanan Anayasa değişikliklerine ilişkin tartışmalara sosyal medyada başta olmak üzere hızla başlandı.  Başlandı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

*