Anasayfa / Köşe Yazıları / Her Yol Meşru mu?

Her Yol Meşru mu?

Bir amaca ulaşmak için her yol ya da yöntem kullanılabilir mi? Bu soru aslında bugünlerde tartışılan birçok konunun açığa kavuşması açısından sorulabilecek en net soru. Cevabının eğilip bükülemeyeceği bir soru bu. İster kişisel ister kurumsal bazda hatta ülkeler bazında bile değerlendirilebilir. Bu yazıda sadece yaygın ideolojiler açısından halk arasındaki duruma bakalım.

Resmi kurallar çerçevesinde belli bir amacı gerçekleştirmek üzere kurulmuş partiler ve sivil toplum kuruluşları var. Yasal olarak sınırları çizilmiş bu tür kurumların faaliyetleri aşağı yukarı göz önündedir. Tüzüklerine ulaşmak kolaydır. Gerçekleştirmek istedikleri hedeften saptıklarında ikaz edilmeleri ve hatta durdurulmaları mümkündür. Bunların dışında bir de kısmen yasal kılıfa büründürülmüş ya da tamamen illegal “sosyal yapılar” olarak adlandırabileceğimiz oluşumlar var. Bunlara örnek olarak, anlatmak istediğimizi netleştirmek adına, muhtelif cemaatleri, kökü dışarıda kulüpleri ya da sosyalizm, kapitalizm, siyonizm gibi küresel hareketleri ve hatta tahrif edilmiş dinleri ve misyonerlik faaliyetlerini verebiliriz. Liderlerine göre dönemsel olarak değişebilen bu yapıların en belirgin özellikleri büyük çoğunluğunun gizli olmasıdır. Burada kastedilen gizlilikte kayıt dışılık başta gelir. Bu yapılarda zaman zaman eksen kayması olabileceği gibi koşullara göre hedefler bile değişebilir. Uzun uzun değerlendirilebilecek boyutları olsa da biz yine kısaca bir tanesine bakalım.

“Dünyayı yöneten güç, dünyanın jandarması” vb. olarak tanımlanan ABD aslında, görünmeyen güç fanatik yahudilerin üstün ırk anlayışına dayanan siyonizmin maşa devletidir. Hedefi Fırat ve Nil Nehri arasında büyük İsrail devleti kurmak olan siyonizmin dünyanın birçok yerinde ekonomik gücü elinde tuttuğunu görmek mümkündür. Din gibi benimsedikleri bu idealin peşinde koşan yahudiler sayıca az olmasına rağmen özellikle son yüz elli yıldır oldukça etkili konuma gelmişlerdir. Ülkemizde 15 Temmuz darbe girişiminde ortaya çıkan “bir dolar”lar siyonizmin kimlik kartı gibidir. Necmettin Erbakan’ın yıllarca anlattıklarının bugün bir bir ortaya çıkması bu anlamda tesadüf değildir. “Biz her taşın altında yahudi var demiyoruz ama yahudi hiçbir taşın altını boş bırakmaz” ifadesi ile özeti yapan Erbakan bu coğrafyada siyonizm anlatmakla kalmamış gerekli tedbirleri de almaya çalışmıştır. Ne yazık ki, siyonizmin hedefine giderken en çok tercih ettiği yöntem olan işbirlikçilerin sayısız engellemelerine maruz kalmıştır. Partilerinin kapatılması bir tarafa dünyada eşi benzeri görülmemiş “ömür boyu siyaset yasağı” getirilmiştir.

Ortadoğuda bitmeyen savaşlar, Filistin, Afganistan, Irak, Suriye gibi ülkeler, velhasıl bölgede yaşanan tüm iç ve dış savaşlarda doların üzerinde resmedilen büyük İsrail’e ulaşma hedefi vardır. Dünyanın çeşitli yerlerine dağılmış Yahudilerin 1948’de Filistin’i işgal ederek devlet kurması tesadüf değildir. Bölgede; her kim ve her ne sebeple olursa olsun oluk oluk kan akıtılarak boşaltılması olağan değildir. Bu sürece nasıl gelindiğini Gizli Dünya Devleti isimli kitapta ayrıntılı bulabilirsiniz. Özete gelirsek; Siyonizm emeline ulaşmak için her yolu her yöntemi kullanmaktadır. Sayısız işbirlikçi istihdam edip onlarca fason farklı ideolojiler görünümlü örgütler kurabilmektedir. Görece başarısının ardında bu vardır. Siyonizmin karşısında insanın dünya ve ahiret hayatında mutlu ve huzurlu olmasını sağlayan İslam vardır. “Eee, türlü türlü uygulama ve anlayışlar var. Onlarca cemaat var. Herkes Müslümanlık adına yapıyorum diyor” derseniz işte size ölçü bahsettiğim meşruiyettir. İnsan imtihan dünyasında olduğu için çalışmalarında “her yol meşrudur” diyemez. Kendisine verilen meşru çerçevede çalışmalarını yapmakla sorumludur. Başarı Allah’ın takdiridir. İlk insandan kıyamete kadar bu açık ve nettir. Bunun dışındakiler FETÖ ve benzerlerinde olduğu gibi er ya da geç duvara toslayacaktır.

Peki, size göre nedir bu sorunun cevabı? Kazanmak için her yol meşru mudur? “Evet” diyorsanız bırakın o zaman bu köşeyi takip etmeyi. Bakın işinize! Yeni yazılarda tekrar buluşuncaya kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*