Anasayfa / Köşe Yazıları / Güzel ve Etkili Konuşabilmek (1)

Güzel ve Etkili Konuşabilmek (1)

mesutkoc

Söz ola kese başı, söz ola kese savaşı. Konuşmanın önemini anlatan bundan daha çarpıcı bir söz var mıdır acaba? Kendini, duygu ve düşüncelerini anlatabilmek, gayesini izah edebilmek, bunların hepsi konuşarak ifade edilebiliyor. Maksadın hâsıl olabilmesi içinde konuşmanın güzel ve etkili olması gerekiyor. Aslında güzel ve etkili konuşmak hem insani bir gereklilik hem de iletişim kurmada en belirleyici unsurdur. İster birebir konuşmada, ister topluluk konuşmalarında olsun konuşmanın etkili ve faydalı olabilmesi için dikkat edilmesi gereken hususlar var. Konuşurken bu hususlara riayet etmek sonucun iyi olmasını sağlayacaktır. Olmuyorsa bile bizden tarafında gereken yapıldığı için geri kalan dinleyicinin sorunu olacaktır.

Her gün kalktığımız andan itibaren yatıncaya kadar hep konuşuyoruz. Eşimizle, çocuklarımızla, komşularımızla, sokakta tanıdıklarımızla, iş yerinde arkadaşlarımızla farklı farklı konular içeren konuşmalar yapıyoruz. Peki, güzel ve etkili bir konuşma nasıl olur? Öncelikle iyi bir dinleyici olmak gerekiyor. Karşıdaki muhatap ciddi bir şekilde dinlenmelidir. Birebir ve karşılıklı grup içi konuşmalarda zaman ve içerik sorunu fazla olmadığı için düzeltme yapmak ve soru cevap ile niyeti ortaya koymak mümkündür. Salon ve meydan toplantılarında ise durum oldukça farklıdır ki yazımızın devamında yer verilecek olan da bu tarz konuşmalardır. Kurumsal toplantılar, dernek, vakıf, sendika, parti ve benzeri kitlesel yapılarda zaman sınırlıdır. Saatlerce konuşmak gibi bir imkân yoktur. Mekân ve varsa ses sistemi de konuşmanın seyrini doğrudan etkiler. Dinleyicilerin oturdukları yerin konumu ve yapısı da öyle. Bu tür bir konuşma yapacak olan kişinin fırsatı var ise bunları gözden geçirmesi ve mevcut imkânların en iyisini temin etmeye çalışması akıllıca olacaktır.

Konuşmadan önce konuşulacak konu hakkında iyi bir hazırlık yapmak gerekir. Konuşma becerisi bir silah ise bunun mühimmatı yeterli bilgidir. Dinleyici karşısına hazırlıksız çıkan bir konuşmacı yarı giyinmiş bir insan görünümündedir. Ne kadar iyi bir hatip ya da pazarlamacı olursa olsun, sermayesiz satıcı ne ise hazırlıksız konuşmacı da odur. Özetle, plansız konuşma frensiz bir araba gibidir. Nereye çarpıp nerelere zarar vereceği belli olmaz.

Hazırlık aşamasında konuşmanın ana hatlarını bir nevi iskeletini iyi planlamak elzemdir. Konuşmanın süresini kestirmek ve konuları buna göre belirlemek gerekecektir. Bir salon konuşmasında ya da meydan mitinginde bir saat uzundur. Kırk dakika idealdir. İlginin en yoğun tutulabileceği süre yirmi beş dakikayı geçmez. Bunları düşünerek hazırlık yaparken giriş, gelişme ve sonuç bölümlerini ayrı ayrı planlayın. Her şeyi bir konuşmada vermeye çalışmayın. Kendi inanmadığınız konulara yer vermeyin. Çünkü konuşurken dinleyiciler ile göz teması kuracaksınız. Yine; hissettikleriniz yansıtan beden diliniz dinleyicilerin her birinin farklı kalite ve özellikteki göz-beyin kameraları ile kayıt ediliyor olacak. Kaldı ki teknolojik kamera kayıtları daha sonra rahatlıkla tekrar tekrar izlenebilmektedir.

Konuşmalarınızın etkili olması ve dinleyicilerde iz bırakması için görüntünüz diğer bir ifadeyle konuşmaya çıkarken üzerinizde bulunan kıyafetler dinleyicileri zihinsel olarak elde tutmak adına önemlidir. Sade ve gösterişsiz olmalıdır. Onların dikkatini konuşmalarınızın içeriğinden çok kıyafetlerinizin çekmesi sizin onlara hiçbir mesaj veremeden konuşmanın bitmesi anlamına gelecektir.

Konuşma esnasında gerekli hususları da önümüzdeki yazıya bırakalım. Tekrar buluşuncaya kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*