Anasayfa / Köşe Yazıları / Uçağımızı Kim Düşürdü?

Uçağımızı Kim Düşürdü?

Aynası iştir kişinin lafa bakılmaz. Bu sözü, köşemizi takip eden okuyucularımız bilir, sık sık kullanırım. Aynası iştir kurumun lafa bakılmaz olarak da değiştirebileceğimiz bu söz bugünlerde aklıma çok geliyor. Bu sözün halk arasında kullanılan daha kaba bir benzeri var. Havlayan köpek ısırmaz. Bu söze neden takıldığıma gelince; bildiğimiz olağan haziran aylarının aksine bu yıl oldukça hareketli geçen bir haziran ayını tamamlamak üzereyiz. Filistin, Afganistan, Irak, Ortadoğu, Libya derken, bir Müslüman ülke daha savaşın ortasında. Suriye’de kan gövdeleri götürüyor. Yaşananların sebeplerinin ne olduğundan çok burada beni, ölenlerin masum sivil halkın olduğu gerçeği üzüyor ve düşündürüyor. Dünya barışı için kurulduğunu iddia eden uluslararası örgütlerin açıklamaları ile birlikte son olarak düşürülen uçağımız sonrası yaşanan süreç iyi şeylerin olmayacağını gösteriyor.

Ortadoğu’da artan iç çatışmalar ve savaş çığlıklarının zamanlaması ve hedefinin ne olduğunu çok iyi bilmeme rağmen şimdilik bu köşede sizlerle paylaşamam. İdeolojik, toptancı ve yanlı bakış açılarıyla bakılmadığı zaman bu gerçeği görmek çok da zor değil. Yazımızın başlığına dönersek; Suriye tarafından düşürüldüğü açıklanan uçağımızın hesabını nasıl ve kimlerden soracağımızı sizler gibi ben de merakla bekliyorum. Basında geçenlerin aksine, belki de komple teorisi denilebilecek, ama acaba diye düşündüren Rusya’nın düşürdüğü iddiasına da bakıyorum. Suriye’deki muhaliflere sınırımızdan katkı yapıldığı gibi inanılmaz cümlelere hayret ediyorum. Velhasıl, farklı farklı görüş ve düşüncedeki yazar, çizer, analist, uzman ve yorumcuyu dinliyorum. Dezenformasyon diye tabir edilen yanlı bilgilendirmenin örneklerinin elime ayağıma dolaştığına şahit oluyorum. Aslında, uçağımızı kimin düşürdüğünden çok uçağın düşmesinden uzun vadede hangi ülkelerin çıkar sağlayacağına bakmamız yeterli olacaktır.

Peki, şimdi “bu yazıdan ne çıkaracağız” diye mi soruyorsunuz? Hadi canım buna ne gerek var! Belli değil mi zaten? Laf değil icraat diyorum. “Şunu yapacağız, bunu yapacağız”a değil, yapılanlara ve yapılacaklara bakmak gerek diyorum. Uluslararası hadiselerin sıradan, günlük olaylar gibi değerlendirilmeyeceğini biliyorum. Kendimizi savaşın ortasında bulan bir ülke olmamamızı temenni ediyorum. Şimdilik burada bitiriyorum. Haftaya yeniden buluşuncaya kadar sağlık ve mutlulukla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Önerdiğimiz Yazı

Ne Olup Bitiyor, Bu Mısır’da?

Mısır, Türkiye gibi halkı Müslüman ülkeler açısından stratejik bir ülkedir. Özellikle Arap ülkeleri açısından önemli …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*