Anasayfa / Köşe Yazıları / Üç Vakte Kadar Dünya

Üç Vakte Kadar Dünya

Eskiden ileriye dönük tahmin yapanlar, tam bir zaman vermek yerine “üç vakte kadar” derlerdi. Bir şeyler olacak ama zamanını kestirmek mümkün değil gibilerinden. Geleceğe dair uydurma şeyler söyleyenler içinde sık başvurulan bir zaman tarifiydi bu. Sıkça duyduklarımız mesela; “Üç vakte kadar iyi bir işe kavuşacaksın”, “Üç vakte kadar zengin olacaksın”. Ya da, “Üç vakte kadar bir genç ile tanışacaksın.” Şimdiler de ise safsata üretenler artık tam vakit veriyorlar! Yani günü, saati ve dakikasına kadar. Geçtiğimiz hafta, ilköğretim çağındaki çocuklarımıza kadar inmiş bir safsata kol gezdi piyasada. Zihinleri bulandırmak amacında belli. 4 Aralık dünyanın sonu imiş! O tarih geçti. Şimdi de 21 Aralık başladı. O da olmadı, Mayalardan rivayetle 2012 kıyametin kopma yılı…

Uzatmak mümkün ama gerek yok. Bir konuda doğru bilgi sahibi olmayanları yüzlerce yanlış bilgi ile yanıltabilirsiniz. İnsanoğlu yapısı gereği geleceği daima merak etmiştir. Gerçekleşmeden olacakları öğrenmek istemiştir. Kişiselliğin ötesinde siyasetin, ülkenin ve hatta dünyanın nereye doğru gideceğine dair konular hep ilgi alanı içindedir. En çok da, kıyametin ne zaman kopacağına kafa yorulmaktadır. Geleceğe dair tahminler yapmak, mevcut verilerle öngörülerde bulunmak mümkündür ancak kesin olarak bilmek imkânsızdır. ‘Gelecek’ kavramı oldukça geniş bir kavramdır. Geleceği bilmek mümkün olsaydı bunun etkileri nasıl olurdu acaba? Mesela insanın öleceği günü, ya da bir yakınını kaybedeceğini saati bilmesi psikolojisini nasıl etkilerdi? Sonuçları merakla beklenen seçimler, sınavlar maçlar ne kadar ilgi görürdü? Büyükler söylemiş; “dün geçti, yarının geleceği belli değil, bu günün kıymetini bil” diye. Esas mesele, dünden dersleri alıp, yarını hesap ederek bugünü en iyi değerlendirmektir. Bir anlamda, peygamberimizin belirttiği, “hiç ölmeyecekmiş gibi dünya için, yarın ölecekmiş gibi ahiret için çalışmak” ölçüsüdür asıl olan. En karmaşık konularda net cevaplar veren Nasreddin Hocamız ile bitirelim paragrafı. Nasreddin Hoca’ya sormuşlar:

– “Kıyamet ne zaman kopacak?”

– “Karım ölürse küçük kıyamet, ben ölürsem büyük kıyamet kopacak,” demiş.

Dünyanın elbette bir sonu vardır. O da kıyamet günüdür. Kıyametin vaktini ise ancak ve ancak bizi yaratan Allah bilir. Ruh, dünya ve ahiret olmak üzere üç aşamalı bir sürecin ikinci aşamasını yaşayan insan için önemli olan dünya hayatıdır. İmtihan buradadır. Üçüncü aşamanın geleceğini belirleme insana bırakılmıştır. Bir anlamda insan sonsuz geleceğini kendisi belirlemektedir. İyi, doğru, güzel ve adaletli olan bellidir. İnsandan beklenen bunları tercih etmesidir. Yeni yazı ve konularda buluşmak üzere mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*