Anasayfa / Köşe Yazıları / Tuhaf Tuhaf İşler!

Tuhaf Tuhaf İşler!

Güzel şeylerden bahsetmek istiyor insan. Yazarken de okurken mutlu olunsun. Ama öyle olmuyor tabi. Hep güzel olsa zaten tadından yenmez! Terk edesi gelmez insanın dünyayı. Hoş, “zaten kimse isteyerek gitmiyor” demeyin. Orasını sadece Allah bilir. Neyse biz konumuza girelim. Tuhaf tuhaf işlere bakalım. Malumunuz ilçemizde müftülüğümüzün öncülüğünde Karaçulha’da bulunan eski Kur’an Kursu yıkıldı ve yerine bazıların ifadesine göre “8 yıldızlı” bir “merkez” yapıldı. Bu yeni merkeze mevcut isim uygun bulunmasa gerek, kimsenin ruhu bile duymadan acayip yeni bir isim verilip geçildi. Bunun yanlış olduğuna dair daha önce oldukça nazik ve yapıcı bir üslupla yazılar yazdık. Şimdilerde “siz hafız olamazsınız” denilerek kapının önüne konan çocuklarımız ve aileleri etkilenmesin ve de şahısların hatasından kurumlar yıpranmasın anlayışı ile konuyu önce Allah’a sonra da kamuoyunun takdirine havale ederek kapattık. Biz kapatmasına kapattık ama vatandaşın gündeminden düşmemiş anlaşılan. Çarşı pazar insanlar hala soruyor. Amacının dışına çıkan ve yöreden kopan bir konuma geldiğini iddia edenler bile var. Ben de 40 yıllık isme sahip çık(a)mayanların bundan sonra söz hakkının olmadığını söyleyip geçiyorum. Hatta ilerde Diyanet İşleri Başkanlığına bağlı bir seminer merkezine falan dönüştürülürse müftülük yetkililerini tebrik(!) edeceğimi bile söylüyorum. Yazımızın konusu bu da değil tabi.

Geçtiğimiz günlerde kamuoyuna duyurulan bir proje var. Çamköy’e yeni açılan Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Ortaokulu ve Beşkadı(!) Yatılı Kur’an Kursumuzun işbirliğiyle “Hafız Yetiştirme ve Akademik Başarıyı Destekleme Projesi. Basına verilen bilgilere göre fevkalade önemli ve heyecan verici bir çalışma. Öğrencilerimiz hem hafız olacak hem de akademik eğitime ağırlık verilerek ortak sınavlarda başarı elde edecek. Ancak tuhaf bir süreç var burada. Birincisi burada okuyacak ve hafız olacak öğrencileri Matematik, Türkçe, Fen vb. sorulardan eleme sınavına tabi tutmak ne derece doğru? Bu derslerde başarılı olamayanlar hafız olamaz mı? Eğer öyle ise TEOG sonrası kimse İmam Hatip Liselerine yönlendirilmesin. Bir başka ve asıl tuhaflık ise okulun eğitim kadrosunun belirlenme ya da belirlenememe şekli. Sınavla seçilen öğrencilerin öğretmenleri neden sınavla seçilmiyor? Bakanlık onaylı proje okullarında bildiğim kadarıyla buna müsaade var. Ancak bu proje ilçe ölçeğinde olduğu için mevzuat açısından mümkün değil. Hali hazırda kimler gelecek ya da gelmeyecek bilmiyorum. Konu bu değil. Olamazda. Zaten yazının bu kısmına kadar kişisel polemiğe yol açacak cümlelere yer verilmemiştir. Bir başka tuhaflıkta okula bu proje dışında öğrenci alınmayacak olmasıdır. “Binası yok” denilemez. Mevcut yeni bina kesinlikle hem Çamköy Ortaokuluna hem de Mehmet Akif Ersoy İmam Hatip Ortaokuluna yeter de artar bile.

Şimdi soralım. Hafızlık gibi önemli bir kurum enine boyuna çok iyi analizi yapılmadan bir projeye konu olmalı mı? Hafızlık ile birlikte aldığı eğitimin konularının tam dersini okul derslerinde dinleyen öğrenci ne yapacak? Hangisini ikincileştirecek? Hafız olarak telaffuz ettikleri ile okulunda bilimum derslerin bilimum konularında telaffuz edilenleri nasıl içselleştirecek? Ki bu durum devasa bir sorundur zaten cevap bulmayı bekleyen. Bu işin pedagojik ve rehberlik boyutu elbette uzman işidir. Benim burada dikkat çekmem istediğim boyutu hafızlık kurumumun itibarının korunmasıdır. Hafız olan kişinin eğitimi tüm yönleriyle ele alınmalı ve tamamladığında örnek bir insan olması kaygısı güdülmelidir. Eğitecek kadrolarda ehliyet ve liyakat yanı sıra hafızlığın gerektirdiği meziyetler olmalıdır. Hafız adaylarının bırakın öğrencileri velilerinin önüne çıkarılacak konuşmacılar bile özenle seçilmelidir. Yoksa yapılan hafızlığı ve dolayısıyla bu kurumları laikleştirmekten ve sıradanlaştırmak öte gitmez ki bu da çok tehlikelidir. İtibar zedelenmesine kadar uzanır.

Bitirirken, içimden “kurumları ve değerleri yıpratacağına paslanaydın be” diye yazmak gelmesine rağmen Mübarek Ramazan ayına hürmeten yazmıyorum. Arif olan anlar. Yeni yazılarda buluşuncaya kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Önerdiğimiz Yazı

Liseli Gençlere Çağrı

“Bir milletin asıl gücü; topu, tankı, tüfeği değil imanlı ve inançlı gençliğidir.” Bu sözlerin sahibi …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*