Anasayfa / Köşe Yazıları / Toplumsal Gelişim Fırsatları

Toplumsal Gelişim Fırsatları

Kişisel gelişim dergilerini takip ediyor musunuz? Sizi bilmem ben ara sıra göz gezdiriyorum. Orijinal, ilginç bilgiler olduğu gibi, gerçekten faydalı ve düşündürenleri de oluyor. Ama en ilginç olanları kesinlikle başarı hikâyeleri diyorum. “Çöp torbasıyla başladı, fabrika kurdu. Dershane parası bulamadı, emanet kitapla sınava hazırlandı. Şimdi dershane sahibi. Fakirdi, kibrit ve çakmak satıyordu, bakan oldu” gibi bolca örnekleri var. Özellikle de başlıkları. İnsanları motive etmek için kullanılan bu cümlelerin olumlu etkileri olsa da çoğunun inandırıcı olamayacağı ortada. İnsanları mucizevi beklentilere yönlendirmemek lazım. Başarının bir bedeli vardır ve o da çalışmaktır. Bu bedeli de ödemeden beklenti içine girmek hayal kırıklığı ile sonuçlanacaktır. Hayatta tesadüfi kazanç ya da başarılar uzun süreli olmayacaktır. Bu gerçeklerin somut örnekleri her gün etrafımızda yaşanmaktadır.

Aslında önemli olan; kişisel değil toplumsal gelişimdir. Değerlerden yaşam standartlarına kadar her alanda topyekûn ilerlemedir. Toplumsal gelişim çok kapsamlı ve (öncelikleri başta olmak üzere) üzerinde uzlaşı sağlanamayan bir konudur. Devlet ve hükümet politikalarının yeterli olmadığı özel sektör, yerel ve sivil toplum kuruluşlarının da geniş imkânlar bulduğu sahadır. İçinde bulunduğumuz yaz dönemi de bu anlamda iyi bir fırsattır. Kurslar, fuarlar, seminerler, paneller, kültür etkinlikleri ve özel günler hepsi toplumsal gelişime hizmet araçlarıdır. İmkânlar ölçüsünde katılmak ve faydalanmak lazımdır.

Kısa tuttuğum bu yazımızı yerel bir konuya değinerek bitireyim. Basına yansıdığı üzere ilçemize yeni bir stat kazandırılması planlanıyor. Fethiyespor ve Fethiye Belediyesi öncülüğünde ilçemizin imkânlarının seferber edilerek bu sportif tesisin kazandırılması projesi büyük bir adımdır. Şimdiden, tebrik ediyor, çaba gösterenlere teşekkür ediyorum. Stat hakkında yapılan açıklamalarda dikkatimi çeken bir kelime oldu. “Mabet” kelimesi. Gayri ihtiyari de olsa, yapılacak stadı “mabet” kelimesi ile nitelendirmek doğru olmaz. Tapınak anlamına gelen bir kelimenin oluşturacağı mânâ, stada en çok ilgi gösterecek olan genç dimağlarda “sporun gerçek amacı” algısına zarar verebilir. Hedef kitlesi, sporu yapanlar ve izleyenler olacak bir tesise mabet algısı yüklemek “keyif” beklentisiyle de örtüşmez zaten. Yeniden buluşuncaya kadar sağlık ve mutlulukla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*