Anasayfa / Köşe Yazıları / Öyle Basit mi, Sahiden?

Öyle Basit mi, Sahiden?

usta

Bazı mesleklerde özellikle zanaatkârlık türünde uzun yılların emeği gerekir. Birkaç yıl yeterli gelmez. Çok küçük yaşlarda başlanırsa belli bir noktaya gelinebilecek olanları da vardır. Özel yetenek gerektirenleri de. Günümüz dünyasının teknolojik gelişmeleri ile birlikte bazı şeyler eskiye göre kolaylaşmıştır. Ustalık mertebesi bile aranmaz olmuştur. Paylaşacağımız hikâyemizde olduğu gibi dışarıdan çok basit görünmektedir.

Einstein konferanslarına hep özel şoförü ile gidermiş. Yine bir konferansa gitmek üzere yola çıktıkları bir gün şoförü Einstein’a;

“Efendim, uzun zamandır siz konuşmanızı yaparken ben de arka sıralarda oturup sizi dinliyorum ve neredeyse söyleyeceğiniz her şeyi kelimesi kelimesine biliyorum” demiş. Einstein gülümseyerek ona bir teklifte bulunmuş:

“Peki, şimdi gideceğimiz yerde beni hiç tanımıyorlar. O halde bugün palto ve şapkalarımızı değiştirelim, benim yerime sen konuş, ben de arka sırada seni dinleyeyim.”

Şoför, gerçekten çok şahane ve başarılı bir konuşma yapmış ve sorulan bütün soruları doğru cevaplamış. Tam yerine oturacağı sırada bir kişi, o güne kadar konferansta sorulmamış ağır bir fizik sorusu sormuş. Şoför, hiç duraksamadan soruyu soran kişiye dönüp:

“Böylesine basit bir soruyu sormanız gerçekten çok garip” demiş. Sonra da salonun arkasında oturan Einstein’ı işaret ederek şöyle devam etmiş:

“Şimdi size arka sırada oturan şoförümü çağıracağım ve sorduğunuz soruyu, göreceksiniz, o bile kolayca cevaplayacak.”

Yılların emek ve birikimini sadece paylaşılma aşamalarından birisi olan konferanslardan ibaret sananlar için belki de yeterli şoförün davranışı. Bir başka hikâyemiz ise böyle düşünenleri uyarıyor.

Bir fabrikada imalât hattındaki çok önemli olan ana makinelerden biri arızalanınca fabrikadaki bütün üretim de durmuş. Mevcut teknisyenler makineyi çalıştırmak için çok uğraşmışlar ama nafile. Bir türlü onaramamışlar. Sonunda dışarıdan uzman çağırmışlar. Uzman gelmiş makineyi incelemiş, sağına bakmış soluna bakmış, sonra çantasından bir çekiç çıkarıp makinenin belli bir noktasına dikkatli ama sert bir vuruş yapmış. Makine hemen çalışmaya başlamış ve bir daha da arıza olmamış. Fabrika tekrar işlemeye başlamış.

Uzman fabrikadan ayrıldıktan bir süre sonra faturasını göndermiş; “Hizmet bedeli karşılığı: bin dolar!” Fabrika müdürü gelen faturayı görünce çok kızmış. Hatta tepesi atmış. Bir çekiç darbesi için bin doları aşırı bulmuş. Uzmandan ayrıntılı fatura göndermesini istemiş. Uzmandan bir gün sonra detaylı fatura gelmiş; “Makineye çekiçle vurma bedeli: 1 dolar! Nereye vuracağını bilme bedeli: 999 dolar! Toplam: bin dolar…”

Uzmanın düşündüren cevabının takdiri, yaşadıklarınızın ve gözlemlediklerinizin ışığında tamamen size ait. Haftaya güzel konularla buluşabilmek umuduyla sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*