Anasayfa / Köşe Yazıları / Öğretmenlikte Bir Ömür: Hasan Balcı

Öğretmenlikte Bir Ömür: Hasan Balcı

Gerçek Fethiye Gazetemizde her perşembe buluştuğumuz bu köşemizde, hayatını eğitime vermiş Hasan Balcı öğretmenimize yer vermek istiyorum bugün. Çamurköy İlkokulunda öğretmenliğe başlayan Hasan öğretmenimiz burada bir yıl çalıştıktan sonra kendi köyü Karaçulha’da tam on üç yıl çalışır. 20 yıl gibi dile bile kolay gelmeyen uzun bir süre de Vali Recai Güreli ilkokulunda çalıştıktan sonra 1991 yılında emekli olur. Hasan öğretmenimiz duygusal ve zarif bir insan. Kendisi ile 2005 yılında okulun tarihçesini oluşturmak için ziyaret ettiğimiz de tanıştım. Anlatırken sık sık gözleri doluyor ve o günleri sanki bir kez daha yaşıyor gibiydi. Daha sonra, Karaçulha İlköğretim Okulunda emekli öğretmenlerimizle bir araya geldiğimiz gün tekrar dinledik. Öğrencilerle dolu dolu yaşanmış bir ömür. İnsan işleme sanatı öğretmenlikte tam otuz üç yıl.

Hasan Balcı 1943 yılında ilkokula başlar. Karaçulha’da o dönem öğretmen Şükrü Sarıhan’dır. Yaşı küçük diye o yıl okula kaydetmez. Fakat o çoktan okumayı kafaya koymuştur bir kere. İlkokulu daha sonra on üç yıl öğretmenlik yapacağı Karaçulha İlkokulunda 1949 yılında bitirir. Okulun bahçesindeki çam ağaçları onların okuduğu dönem, okulun bahçesine Bölükçam mevkiinden köklenilip toprağıyla birlikte getirilerek dikilir. Bir yıl boşta gezer. Keçi güder. Antalya Aksu Öğretmen Okuluna mektup yazar. Köyden üç arkadaş 1950’de Fethiye’de imtihana girerler. Ayaklarında çarık vardır imtihana giderken. 1950 yılında, üç yıl sonra adı Aksu Öğretmen Okulu olacak Aksu Köy Enstitüsüne gider. Bir yıl hazırlık okur. 1957 yılına kadar okula devam eder. 1957 yılında Fethiye’de depremin olduğu yıl mezun olur. Depremi radyodan öğrenirler.

İlk görev yeri Çamurköy olur. O dönem okulu bitiren öğretmenler hemen göreve başlamaktadır. Eşi ile orada tanışır. Bir yıl gibi kısa bir süre de olsa bir kişi gittiği Çamurköy’den iki kişi döner. 1959’da Karaçulha’ya atanır. Büyük büyük eski sıraların olduğu dönemdir okullarda. Eldirek’ten Çamköy’den öğrenci gelir Karaçulha’ya. Daha önceleri Dont, Yakacık tarafından da öğrenciler gelirken Dont’a okul açılınca oraya devam ederler. O dönemde muhtar Ali Kıvrak’tır. Hasan hocanın öğrenciliğinde gırazet adı verilen gri elbise var iken öğretmenliği döneminde artık siyah önlük vardır.

Hasan öğretmenimiz anlatıyor. Okullar nisan ayında dağılıyor o zaman. Yaylaya çıkılıyor. Bir, iki bekçi dışında köydeki herkes yaylaya gidiyor. Yayla’da Şirlengiç adı verilen bölgeye okul açılıyor. 29 Ekim’e sahile dönülünceye kadar ders görülüyor orada. Ardıçların dibinde eğitim öğretim yapılıyor. Belediye kuruluncaya kadar bu uygulama devam etmiş. O dönem yılsonu geceleri çok önemlidir köy halkı için. Çocukların okuduğundan ziyade gecelerde görev almaları halk nezdinde çok daha itibarlıdır.

1970 yılına kadar yaklaşık 13 yıl Karaçulha’da çalışır. Vekil öğretmenlere birinci ve beşinci sınıflar verilmezdi o zaman diyor Hasan öğretmenimiz. Fakat o dönem Karaçulha’da çoğunlukla vekil öğretmenler çalışır. Askerliğini Denizli’de yapar Hasan öğretmenimiz. Köyde ilk traktörü 18 kişi bir araya gelip satın aldıklarını da ekliyor anlattıklarına bir de Gökçen Efe’nin muhtarlığı döneminde okula yapılan ikinci binayı. Muhtar Gökçen Efe köyün girişindeki Kösebükü mevkiine durur ve köylüleri okul inşaatında çalışmaya mecbur eder. Herkes mutlaka okul inşaatı için bir şey yapacaktır. Nitekim yapılır bina ve başlatılır eğitim öğretime.

Her öğretmen gibi Hasan öğretmenimizde öğrencilerinin bir yerlere gelmesinden mutlu. Onları görünce gözleri parlıyor. Gittiğim yerlerde öğrencilerim beni kapıda karşılıyor; “Hocam ben şurada çalışıyorum, şu görevi yapıyorum deyip elimi öpüyorlar. Çok gururlanıyorum. Ancak sanayide çaycılık yapan Gökhan’ı unutamıyorum. O nasılsa arada kalmış. Okuyamamış.” diyor. Ve öğretmenlik mesleğinin en can alıcı tespitini yapıyor Hasan öğretmenimiz; “Değirmenci değirmenin bakımını yaparken, çırak işin püf noktasını öğrenmesin diye on bazen dışarıya gönderir. Onu bir süre başından uzaklaştırır. Ama öğretmen ne biliyorsa, öğrencisine anlatmaya ona işin püf noktasını öğretmeye çalışır. Öğretmen her zaman öğrencinin başarılı olmasını ister.”

Haftaya buluşuncaya kadar, sağlıcakla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

5 Yorumlar

  1. Cevriye Yilmaz

    Defalarca cok begenerek okudum. Bu gun benim icin bu yazi daha da anlamli. Mekanin cennet olsun canim babam,degerli ogretmen, sevilen dost ve arkadas.

  2. Cevriye Yilmaz

    Defalarca cok begenerek okudum. Bu gun benim icin bu yazi daha da anlamli. Mekanin cennet olsun canim babam,degerli ogretmen, sevilen dost ve arkadas.

  3. Cevriye Yilmaz

    Defalarca cok begenerek okudum. Bu gun benim icin bu yazi daha da anlamli. Mekanin cennet olsun canim babam,degerli ogretmen, sevilen dost ve arkadas.

  4. hatice balcı eroğlu

    babacığım için yazılanlar kaldı artık .mekanı cennet olsun babacığımın.Sayın Mesut Hocam bu güzel anlamlı yazın için teşekkür ederiz.

  5. hatice balcı eroğlu

    babacığım için yazılanlar kaldı artık .mekanı cennet olsun babacığımın.Sayın Mesut Hocam bu güzel anlamlı yazın için teşekkür ederiz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*