Anasayfa / Köşe Yazıları / Marifet İltifata Tabidir

Marifet İltifata Tabidir

Marifet iltifata tabidir demiş atalarımız. Sıradan olmanın ötesine geçebilen ve çoğunluğun yapamadığı hünerleri gösterebilenlerin ayrıcalıklı olmasına vurgu yapar bu söz. Öyle de olmalıdır. Herkesin göremediğini görebilmek, fark edemediğini fark etmek bir ayrıcalıktır. Tabiî ayrıcalık oluşturan üstün meziyetler insanlığın iyiliği için kullanılırsa bir anlam ifade eder. Marifet olduğu zaman maalesef çekemeyenleri de olmaktadır. Bugün köşemizde paylaşacağımız hikâyede buna bir kez daha şahit oluyoruz.

Gazneli Mahmud’un mahiyetindeki bir köleye kendilerinden yüksek maaş vermesinden rahatsız olan beyleri bir gün, Sultan’a; “Ayaz isimli kölenin ne marifeti var ki siz ona otuz kişinin maaşı kadar maaş ödüyorsun?” derler. Sultan Mahmut bu soruya o anda cevap vermez. Birkaç gün sonra beylerini alarak ava çıkar. Yolda bir kervan görürler. Sultan Mahmut beylerden birine:

“Git sor bakalım, bu kervan nereden geliyor?” der. Bey atını sürerek gider, birkaç dakika içinde geriye döner. Ve cevap verir:

“Efendim kervan Rey şehrinden geliyor.” Sultan Mahmut: “Peki, nereye gidiyormuş?” diye sorunca bey susup kalır. Bunun üzerine Sultan Mahmut başka birini gönderir. O da gidip gelir. “Efendim, Yemen’e gidiyormuş.” der. Padişah: “Yükü neymiş?” deyince o da susar kalır. Bu defa Gazneli Mahmud başka bir beye: “Sen de git yükünü öğren” der.  O bey de gider ve gelir. “Her cins mal var, fakat çoğu Rey kâseleri.” der. Sultan: “Peki, kervan ne zaman yola çıkmış?” diye sorunca bey cevap veremez. Padişah böyle tam otuz beyi gönderir. Beylerin otuzu da istenen bilgileri tam olarak getiremezler.

Gazneli Mahmud son olarak Ayaz’ı çağırır: “Ayaz, git bak bakalım, şu kervan nereden geliyor?” der. Ayaz: “Efendim, kervan görünür görünmez sizin bilmek isteyeceğinizi tahmin ederek gidip gerekenleri öğrendim. Kervan Rey’den gelip Yemen’e gidiyor, yükü şudur, şu kadar at, şu kadar deveden oluşuyor, şu kadar insan var.” diye kervan hakkında ayrıntılı bilgileri verir. Bütün bunları beyler ağzı açık dinlerler. Ayaz tek başına otuz beyin edinemediği bilgiyi daha sorulmadan edinmiştir. Sultan Mahmud beylerine döner: “Ayaz’a neden otuz kişinin ücretine denk ücret verdiğimi anladınız mı? Görüyorsunuz ki bu bile onun hizmetine karşılık az geliyor.” der. Tekrar buluşuncaya kadar sağlık ve mutlulukla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.