Anasayfa / Köşe Yazıları / Klavye Müteahhitleri!

Klavye Müteahhitleri!

Sevgili dostlar, kıymetli okurlar inanın artık birçok konuda söz bitti. Ne oluyor, nereye gidiyoruz? Bu sorular artık sıradanlaştı. İstanbul Atatürk Havaalanında korkunç bir terör saldırısı oldu. Elliye yakın insan hayatını kaybetti. Yüze yakın insan yaralı. Özelleri geçtik hadi, devletin resmi kanalları ayrı âlemde. Vergilerimizle yürütülen TRT’nin radyosunda bir sevinç bir sevinç! Filistin’i yok etme noktasına gelmiş terör devleti İsrail ile yapılan anlaşmayı anlatıyor ağzının suyu aka aka! Neymiş; “çok önemli iki dost ülkeymişiz. Geçmişte istihbarat paylaşmışmışız”. Bre ahmak adam yaptığın yorum nereye gidiyor? İşte bugün ülkemizde yaşanan ve terörün temelleri o zaman atıldı. ABD vatandaşlarını uyardığı halde biz hiçbir şey yapamıyoruz. Adam geliyor, kalaşnikofla tarıyor. Diyecek söz yok! Açıp bakayım diyorsun sosyal medyaya orası da facia. Hoş vakit geçmeden o da engelleniyor ya. Eskiden “klavye mücahidleri” lafını duymuştuk. Şimdi de “klavye mütahitleri” çıktı. Her acı terör saldırısı sonrası hemen ortaya çıkıyorlar. Güya algı operasyonu yapacaklar! Bir kısmı; “hükümetin suçu yokmuş, falan da falan….” Diğer kısmı da; “hükümet istifa etmeli, filan filan…” Ölen insan bre duygusular! Allah’ım içimizdeki ahmaklar yüzünden bizi de helak etme Yarabbi!

İşgalci terör devleti İsrail’in Kudüs ve çevresinde yaptığı zulümleri ilk defa halkı Müslüman bir ülkeye resmen kabul ettirdiği anlaşmaya ilişkin Anadolu Gençlik Derneğimizin açıklaması ile bitiriyorum. “Biz Müslümanlar hangi renkten, ırktan ve dilden olursak olalım bir kardeşler topluluğuyuz.  Bir binanın duvarlarındaki iç içe geçmiş taşlar gibi sarsılmaz bağlar oluşturmak inancımızın gereğidir. Bizim için İstanbul, Edirne, Bursa, Konya, Diyarbakır, Urfa ne ise Bağdat, Şam, Beyrut, Tahran, Kahire de odur. Bizim için Mekke ve Medine nasıl mukaddes beldelerse aynı şekilde Filistin toprakları ve Kudüs de mukaddes beldelerdir. Efendimiz (sas), ilk kıblemiz olan ve işgal altındaki Kudüs’te bulunan Mescid-i Aksa için hepmize bir mükellefiyet yüklemiştir: “Mescid-i Aksa’ya gidin ve içinde namaz kılın. Eğer oraya gidemez ve içinde namaz kılamaz iseniz kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinyağı gönderin’’ buyurmuşlardır. Elbette burada zeytinyağı bir semboldür. Efendimiz(sas) henüz o zaman için fethedilmemiş Kudüs’ün ve Mescid-i Aksa’nın önemini bildirmek bu hadisi beyan etmiştir. Zeytinyağı bir semboldür. Bize düşen tarih boyunca vahyin ve tebliğin merkezi olmuş bir beldeye sahip çıkmaktır.

Evet, bugün Kudüs ve Filistin işgal altındadır.  İsrail’in işgali altındadır. Emperyalizmin hesabına çalışan tüm yayın organları ve merkezler Müslümanlardan bu işgali unutmalarını istemektedirler. Bizden Filistin ve Kudüs davamızdan vazgeçmemizi istemektedirler. Bizden Mescidi-i Aksa’ya kandillerinde yakılmak üzere zeytinyağı göndermemizden vazgeçmemizi istemektedirler. Bizden ilk kıblemize sahip çıkmaktan vazgeçmemizi istemektedirler. Bizden Batı Şeria’da ve Gazze’de İsrail namlularının ucunda yaşayan Filistinli kardeşlerimizden vazgeçmemizi istemektedirler. Ve bizden İsrail’in Mavi Marmara saldırısını, dokuz şehidimizi ve İsrail’in şehit ettiği on binlerce Müslüman’ı unutmamızı istemektedirler. Bugün işgalci İsrail’in bir Milletvekili, Siyonist Birlik Partisi’nin milletvekili Ksenia Svetlova İstanbul’a geliyor.  Biz soruyoruz bu ziyaret Mavi Marmara şehitlerimizin kemiklerini sızlatmaz mı?

26 Haziran Pazar günü, Gazze’ye uygulanan abluka kaldırılmadığı halde Avurpa’da bir şehirde işgalci İsrail Başbakanının özel temsilcisi Joseph Ciechonover ile masaya oturulacak.   Biz soruyoruz bu Filistinli Müslümanların ve tüm İslam coğrafyasının kalbinde bir yara açmaz mı? Biz Müslüman’ız, bir kardeşler topluluğuyuz ve üzerimize düşen uyarı vazifesini yapıyoruz. Bugün Irak’ı karıştıran, Suriye’yi karıştıran, ırkçılık ve mezhepçiliği kışkırtan, İslam coğrafyasındaki kardeş kavgasını körükleyen güç Siyonizm’dir. İsrail ile anlaşma yapmanın hiçbir gerekçesi olamaz”.

Yeni yazılarda buluşuncaya kadar sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*