Anasayfa / Köşe Yazıları / Kıyafet Serbest Olsun mu?

Kıyafet Serbest Olsun mu?

Milli Eğitim Bakanlığı okullarda kıyafetin serbest olması ile ilgili bir anket çalışması başlattı.  Serbest kıyafet uygulaması isimli bu ankette iki soru soruluyor. Birinci soru; “İlköğretim Okullarında forma yerine serbest kıyafet uygulaması olmasını ister misiniz?” İkinci soru da; “Ortaöğretim Okullarında forma yerine serbest kıyafet uygulaması olmasını ister misiniz?” 30 Nisana kadar sürecek olan ankete katılmak için TC kimlik numaranız yeterli. Toplumun büyük bir kısmını yakından ilgilendiren bu güncel konuyu Sanal Ortam’da da tartışmaya açmak istiyorum. İlköğretim öğrencileri için aynı oran geçerli olmasa da lise öğrencilerinin büyük çoğunluğu mevcut yürürlükte olan kılık kıyafet uygulamalarından memnun değil. Buradaki ‘büyük çoğunluğu’ her ne kadar şahsim yorumum olsa da bunun böyle olduğunu gözlemlemek zor değil. Birçok öğrenci sosyal paylaşım sitelerinde ankete katılım çağrısı yaparak kıyafetin serbest olmasını sağlar umuduyla ‘evet’ çalışması yapıyor. Birebir görüşünü aldığım lise öğrencileri okul formalarından kurtulmak istiyor. Her sabah yapılan kılık kıyafet kontrolünün anlamsızlığından şikayet ediyorlar.  Fakat ne ilginçtir ki, son sınıf öğrencilerinden serbestlik olmasın, mevcut uygulama devam etsin diyenler var. Sebebini sorduğumda ise makul gerekçeler yerine, ‘bizden geçti ne de olsa, devam etsin!’ anlayışı hakim.

Bu tür halkı yakından ilgilendiren anket çalışmaları gündeme gelince e-posta kutularına belli bir görüşe ikna etmeye çalışan mektuplar gelmeye başlıyor hemen. Uç bir örnek olduğu için e-posta kutuma gelen bir mektubu paylaşmak istiyorum burada; “Kıyafet serbestliği geldiği zaman öğrenciler arasında oluşabilecek farkı ve bu farktan doğacak durumları hiç düşündünüz mü? Şöyle ki: Benim oğlumda ilköğretim 3. sınıfa gidiyor. Şu an kimi öğrenciler önlük kimi ise (yine tek tip olan) elbiselerden giyiyor. Ancak, kıyafet tamamen serbest olursa, ailesi zengin öğrenciler çok lüks ve güzel elbiseler giyerken ailesi orta halli (benim gibi) veya fakir olan öğrenciler, sıradan kıyafetler giyecek. Bu durumda alenen fakir ve zengin öğrenciler, gösterişli giyinen ve sıradan giyinen öğrenciler vb. bir gruplaşma olacak öğrenciler arasında. Kimi çocuklar ailelerinden gelen zenginliğin havasını atarken, kimi çocukların boynu bükülecek. Oluşacak tabloyu bir düşünün: Bir tarafta pahalı, lüks ve renkli renkli elbiseler giymiş öğrenciler, beslenme arasında en güzel, pahalı yiyen öğrenciler, diğer tarafta belki ağabeyinden kalmış belki sıradan alelade olan bir elbiseyi giymiş, peynir zeytini bile zor bulan öğrenciler. O yüzden lütfen neyi istediğimizi önce bir düşünelim, sonra isteyelim.” Evet, mektup bu. Okuduktan sonra insanın hemen ‘hayır’ ı işaretleyip geçesi geliyor. Peki, böyle mi? Evet kısmen doğru tespitler olsa da sadece bir açıdan bakılmış ve duygusallıkla süslenerek bitirilmiş. Yani kıyafet konusu bundan ibaret değil. Kaldı ki bu anlayışla bakarsak, çocukların okul dışında da okul kıyafetlerini çıkarmamaları gerekir. Yine, sınıf ve okul düzeyinde yapılan ders dışı gezi, müsamere vb. etkinliklerde de okul kıyafeti olmalı. Okul dışında da birçok sosyal ortamı günlük serbest kıyafetleriyle paylaşan çocuklarımızın okulda serbest kıyafetten aşırı etkileneceğini düşünmek biraz zorlama bir yorum olacaktır.

Gelelim işin içinde birisi olarak görüşümüze. Öncelikle konuyu ankette olduğu gibi ikiye ayırmak gerekiyor. İlköğretim okullarında serbest kıyafet uygulamasının doğru bir karar olacağını en azından şimdilik düşünmüyorum. İlköğretimin amaçları bunu gerektiriyor. İlköğretimin zorunlu olması da bu görüşü destekliyor. Ortaöğretime gelince ise, kesinlikle kıyafet serbest olmalı ve hatta öğrencilerin her sabah sıraya geçmelerine son verilmelidir. İdareci ve öğretmenlerin çocukluktan gençliğe geçiş dönemlerinde bulunan öğrencileri her sabah sıradan tek tek kıyafet kontrolüne almaları etkiden çok tepki doğuruyor. İlköğretimde belli davranışları kazandırma amacıyla yapılan bu uygulama lise çağında baskı unsuru oluştururken bilinçaltında da bu anlayışı kalıcı hale getiriyor. Ortaöğretimin amaçlarında vurgulanan, ‘temel demokratik değerler ile donanmış, araştırma, sorgulama, eleştirel düşünme, problem çözme ve karar verme becerileri gelişmiş; hayat boyu öğrenen öğrenci anlayışının aksine kalıplar içerisinde bakmaya zorlanan biri zihin yapısı oluşuyor.

Yükseköğretime hazırlık amacı da bulunan ortaöğretimin şeklen de olsa hedeflediği ortama benzemesi gerekmez mi? Her gün idareci ve öğretmenlerin komutlarıyla yönlendirilen, şekil kontrolünden geçirilen daha doğrusu ‘kontrol edilen, edilgen oldukları ezberletilen’ zihinlerin kendi ayakları üzerinde durmalarını nasıl beklenecek? Ya da, eğitim ve öğretim vermekle görevli öğretmenlerin işi öğrencilerin saçı ya da giydiği elbise mi olmalıdır. Her sabah zihnin en aktif ve öğrenmeye açık olduğu zamanda; ‘ceketin niye değişik, saçın neden uzun?’ sorularına mı cevap aramak gerekiyor? Hâlbuki bu uygulamaya başlandığı -artık kaç yıl olduysa- zamandan beri birçok öğrenci için bu soruların cevabı bulunamamıştır. Ama hala okullarımızda her gün ilk gündem bu ve benzeri sorulardır. Düzgün gelen öğrencinin de gelmeyen öğrencinin de ilk dersidir ne hikmetse! Bu konuyu aslında daha önce, ‘Sıradaki Gelsin’ başlıklı ilk yazımda değerlendirmiştim. “Kamuoyu da kılık kıyafeti tartışıyor. Mavi mi olsun siyah mı? Yoksa hepsi renk renk mi olsa? Tek tip olduktan sonra ne farkı var ki kıyafetin renginin? Yine sıraya geçmeyecek mi bunlar? Yine ayağa kalkmayacak mı öğrenciler? Yine, kalmayacak mı öğretmenler ve okullar sorunlarıyla baş başa? Yeri gelmişken artık, en azından liselerde şu hazırol vaziyetini bir tartışmaya açsak. Üniversitede olmuyor da bir şeyler eksik mi kalıyor? Hem mevzuatımızda aynı şeyleri buyurmuyor mu? “Olur mu ya!, daha neler? Eskiden bu böylemiydi!” dediğinizi duyar gibiyim. Yoksa siz de aynı şeyi mi söylüyorsunuz: “Sıradaki gelsiiiiiiiiin.”

Bu anketin sonucu ne çıkar ya da evet çıkarsa hayata geçer mi bilmiyorum. Ancak dikkat ettiyseniz, şu ülkede böyle, bu ülkede böyle konusuna girmedim. Çünkü bizim bu anlamda değer yargılarımız çok farklı. Kendimize uygun olanı tercih etmemiz gerekiyor. Serbest kıyafet uygulaması ortaöğretimde uygulanmaya başlanırsa elbette bir süre sıkıntıları olacaktır. Uç giyim şekilleri görülebilecektir. Ama zamanla olması gerektiği konuma gelecektir. Bir zamanların siyah önlükleri bile unutulup gitmişken tek tip kıyafetler de zamanla nostalji olacaktır.

Peki siz ne düşünüyorsunuz bu konuda? Liselerde kıyafet serbest olsun mu? Ankete katılıp görüşünüzü belirtmeniz sürece mutlaka katkı sağlayacaktır. Haftaya görüşünceye kadar sağlıcakla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.