Anasayfa / Köşe Yazıları / Hatıralar Silinmez

Hatıralar Silinmez

fethiye

Zaman değişir, mekân değişir. Saatler, günler, haftalar, aylar, yıllar değişir. Görüşler değişir, insan değişir. Değişmeyen bir şey var mı derseniz, “var” derim. İnsanın taşıdığı hatıraların tazeliği değişmez. Her daim canlıdır zihinlerde. Açılınca lafı, geliverir akla peşi sıra. Bizimkisi de o hesaptan bugün. Fethiye Endüstri Meslek Lisesinde öğrenciliğimiz döneminde diğer bölümlerde olduğu gibi biz de staja giderdik haftanın üç günü. Harita Kadastro bölümü ilk öğrencileri olarak harita mühendislerinin yanına dağılmıştık. Ata Tekin’in işyerinde yapmıştım bende. Çok şeyler stajda öğreniliyor malum. Bir Hidayet (Hamzaçelebioğlu) amcamız vardı, çalışmayı çok seven. Fethiye Kadastro Müdürlüğünde Fen Kontrol memuru olarak çalışmış yıllarca Fethiye’de. Araziye çıktığımızda olsun, büroda olsun sık sık nasihat ederdi. Kendi döneminde imkânların yokluğunu anlatır, şimdi her şey var kendinizi yetiştirin derdi. Kulakları çınlasın, İzmir’de imiş kendisi. Yeğeni bir şiirini tutuşturdu elime. Mutlu oldum, hatıralarda geliverince ardı ardına, paylaşmak istedim Fethiye’mizi anlatan Emek ve Özlem isimli bu şiiri.

Yeşil yeşil kurbağalar öter gölünde,

Beyaz beyaz karlar tutar Karabel’inde,

Yaylası var cümle halkın dilinde,

Varın gidin yaylasını görmeye.

 *

Vardım gittim yaylasını görmeğe,

Soğuk soğuk sularını içmeğe,

Elma, armut, ayvasını dermeğe,

Doyum olmaz meyvelerini yemeye.

 *

Vardım gittim yaylasının köyüne,

Zorlar, Zorban, Esenköy’ün havasına, suyuna,

Nail oldum Alabalık havuzlarının seyrine,

Varın gidin yaylasını görmeye.

 *

Vardım gittim yaylasının başına,

Kurban olam toprağına taşına,

Tarihi eserler çıktı karşıma,

Neler işlenmemiş kara taşına.

 *

Yaylasında vardır on üç, on beş köyleri,

Sahilinde deniz boyu koyları,

Katrancı, Samanlık, Ölüdeniz koyları,

Doyum olmaz denizine girmeye.

 *

Vardım gittim yaylasının düzüne,

Nazar ettim baharına, yazına, güzüne,

Turnalar uçar düzine düzine,

Varın gidin yaylasını görmeye.

 *

Nasıl methedeyim Fethiye’m seni,

Yaylasın, sahilin, Ölüdeniz’in,

Babadağ’ından uçan uçakların,

Varın gidin Fethiye’yi görmeye.

 *

Vardım çıktım Babadağ’ı başına,

Nazar ettim Dumandağ’a, Dolukızan taşına,

Felek ayrılık ilacı kattın aşıma,

Gider oldum bu ellerden, helal eylen Fethiye’lim.

 *

Çok gezdim dağın, taşın, toprağın,

Çok gezdim sahil ile yaylasın,

Çok yedim meyve ile aşın, ekmeğin,

Helal eyle, gider oldum Fethiye’lim.

 *

Dinle Fethiye’li dostlarım, dinle

Sizlere bir çift sözüm var:

Sahilinde, yaylasında benim izim var,

Gider oldum bu ellerden, helal eyle Fethiye’lim.

Haftaya tekrar güzel konularla buluşabilmek umuduyla sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Önerdiğimiz Yazı

Fethiye’den Çamköy’e Doğru

Ülkelerin gelişmişlik düzeylerini gösteren birçok unsur olmasına rağmen ilk bakılan genellikle ekonomisidir. Ekonomik güç elbette …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*