Anasayfa / Köşe Yazıları / Fasulyeden İşler!

Fasulyeden İşler!

fasulyedenisler

Yazının başlığına bakıp fasulyeyi küçümsediğimi düşünmeyin hemen. Tam bir protein deposu olduğunu biliyorum fasulyenin. Faydası çok. Yan etkisi de var. Gaz yapar. Ama bünye bağışıklık kazandıysa, zamanla fasulye bağırsaklarda ve midede biriken gazın sıkışmasını önleyerek dışarı atılmasını sağlar hale gelir. Memlekette olup bitenlere (ustaca kurgulanmış olaylara) bakınca çoğu zaman bu yüzden “fasulyeden işler bunlar” diyorum. Yediriyorlar fasulyeyi, alıyorlar vatandaşın gazını. Önce havadan bir sorun oluşturuluyor sonra çözülüyor. Bir taraftan gaz veriliyor, bir taraftan alınıyor. Oh ne ala memleket! Herkes pek rahat, pek mutlu. (bkz. TÜİK mutluluk oranları)

Twitter, Youtube, paralel, meridyen, tape mape vs. aç kapat bunlar değil bahsettiklerim. Vatan kurtaran hayırseverlerin vergi rekortmenleri listesinde olmaması da değil bahsettiğim. Daha bir ay öncesine kadar yerel seçimde bir birlerini demediklerini bırakmayanların, kırkı bile çıkmadan birbirlerine sarılıp sarılıp meziyet sayma yarışına girmesi de değil. (Madem bu kadar kahraman olduğunu biliyordunuz, bu kadar kavgayı niye yaptınız?) Siz de biliyorsunuz ki, yerel, genel bir sürü örnek var zaten her gün yaşadığımız, yaşadığınız.

Büyük bir şey var aslında adı değişim mi dönüşüm mü tam karar veremediğim. Mesela; gençliğimizde her şeyin suçlusu ABD vardı. En ücra köylerin bakkalında bile satılır hale gelmiş ABD’nin kolasını içip, ardından “Kahrolsun Amerika” sloganları atan abiler ablalar vardı. Bugün o kadarı da yok artık. Varsa yoksa dost, müttefik vs. Cilt cilt kitaplarda, resmi belgelerle Ermeni mezalimini anlatan tarihçiler vardı. Sözde soykırımı meclislerinde onaylamaya çalışan ülkelere yasayla tarih değişmez diyen yetkililerimiz vardı. Artık, bir gecede bir açıklama sonrası, daha önce hiçbir şey olmamış gibi, ekranlarda tam tersini anlatmaya başlayan tarihçiler var. Televizyonlarda tam montaj mankenlerle dini nasihat yapan hocalar, onları seyreden yetkili makamlar, hatta artık kadın semazenler bile var. Dün bebek katili olanların bugün kadim arkadaşları, düne kadar sarmaş dolaş olanlarında bugün hain mi hain düşmanları var.

Fazla uzatmayayım. Yine aynı cümlelerle bitirelim. “Herkesin gönlü Akdeniz gibi, hatta okyanus gibi olsun.” Tekrar ve güzel konularla bu köşemizde buluşabilmek dileğiyle sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*