Anasayfa / Köşe Yazıları / Eylülde Milli Eğitim

Eylülde Milli Eğitim

ortaogretim

Eylül ayı ile birlikte Milli Eğitim Bakanlığında mevzuat değişiklikleri hızlandı. Yönetmelikler birbiri ardına yayınlanmaya devam ediyor. Okullar açılmadan tamamlanmış olması gereken birçok işlem maalesef Eylül ayına sarkmış oldu. Geçtiğimiz günlerde açıklanan, ortaöğretime geçişi düzenleyen sınav sisteminde yapılan değişiklikler tartışılmaya devam ederken uygulama başlamadan yeni bir değişiklik daha gündeme geldi. Getirilen modelde yanlışın doğruyu götürmeyeceği maddesi değiştirilerek dört yanlışın bir doğruyu götüreceği ve hesaplamanın 700 üzerinden yapılacağı sayın bakan tarafından açıklandı. Başka değişikliklerin de olması muhtemel. Geçen yıl uygulanmaya başlanan okula başlama yaşının esnetilmesi, mayıs ayında çıkarılan serbest kıyafet uygulamasının hayata geçemeden değiştirilmesi ve diğer birçok düzenleme gösteriyor ki, eğitim alanımızda her an her şey olabilir. Bu da ülkemizin en önemli ve en büyük camiası eğitimde taşların yerine oturmadığını ve sürekli bir dinamizmin olduğunu gösteriyor.

Yazımızın başında bahsettiğimiz, Eylül ayı değişikliklerinden bir tanesi Ortaöğretim Kurumları yönetmeliği. Ortaöğretimi ilgilendiren on bir eski yönetmeliği kaldırıp ortaöğretim ile ilgili hususları tek bir çatı altında toplayan yönetmelik birçok yeni düzenlemeyi beraberinde getirdi. Kısa kısa bu düzenlemelere bakalım.

Önceden okul türlerine göre farklılık gösteren ders saatleri süresi 40 dakika olarak eşitlendi. Tüm ortaöğretim kurumlarının kayıt kabul, nakil ve geçişlerine yer verilerek okulların özelliklerine göre iş ve işlemleri ortak kriterlere bağlanarak nakil ve geçişler esnek hale getirildi. Aynı okul türünde sınırlama olmaksızın, farklı okul türlerinde ise onuncu sınıfın sonuna kadar nakil yapılabilmesine imkân verildi.

Ortaöğretim kurumlarında devam zorunluluğu değiştirildi. Özürsüz devamsızlık 10 günle, özürlü özürsüz toplam devamsızlık ise 45 günle sınırlandırıldı. 6287 sayılı Kanun kapsamında ortaöğretimin zorunlu hale getirilmesine bağlı olarak, öğrencilerin bir ortaöğretim kurumuna kaydettirilmesi ve devamının sağlanması konusunda öncelikle veli sorumlu kılınıp, okul yöneticileri, millî eğitim müdürleri mahalli ve mülkî idare amirleri ise yaptırım ve mevzuat hükümlerini uygulama konusunda yetkilendirildi.

Şube öğrenci sayıları fen liseleri, sosyal bilimler liseleri, spor liseleri, güzel sanatlar liseleri ile Anadolu sağlık ve sağlık meslek liselerinde bir şubeye alınacak öğrenci sayısı 30, diğer ortaöğretim kurumlarında şube kontenjanları 34, olarak belirlendi. Öğrenci başarısının değerlendirilmesinde sözlü notları yerine proje ve performans çalışmaları kullanılacak. Puan ve notla değerlendirme esasına dayanan ikili ölçme değerlendirme sistemi, sadece puanı esas alan tekli değerlendirme sistemine dönüştürüldü. Ders başarı puanı 45’den 50’ye yükseltilerek, öğrencinin, ders yılı sonunda herhangi bir dersten başarılı sayılabilmesine yönelik puanlar yeniden belirlendi. Buna göre iki dönem puanının aritmetik ortalaması en az 50 veya birinci dönem puanı ne olursa olsun ikinci dönem puanı en az 70 olan öğrencilerin başarılı sayılmasına dair hükümler getirildi. Okul türlerine göre ortalama ile sınıf geçilmesine ilişkin farklılık kaldırılarak bütün okul türleri açısından yıl sonu başarı puanı en az 50 olan öğrencilerin başarılı sayılmalarına ve sınıf geçmelerine imkân tanındı.

Ortaöğretim sisteminde sınav sayısı ve çeşidi azaltılarak ortalama yükseltme sınavları kaldırılarak, komisyon marifetiyle yapılan sorumluluk sınavları ise ilgili dersin öğretmeni tarafından yılda iki kez (kasım-nisan) yapılacak şekilde yeniden düzenlendi. Doğrudan sınıfını geçemeyen öğrencilerden, sınıf bazında başarısız ders sayısı en fazla 3 ders olanlar ile alt sınıflar da dâhil toplam 6 dersten başarısız olanların sorumlu olarak sınıf geçmelerine imkân tanındı.

Sadece öğrencileri ilgilendiren kısımlarına değindiğimiz yönetmelik okullar, idareciler ve öğretmenleri kapsayan önemli değişiklikler getiriyor. Olumlu gördüğümüz bu yönetmeliğin maddelerinden çok uygulanması önemli. Bunu da zamanla görüp değerlendireceğiz. Temennimiz; son dönemde artılarıyla eksileriyle değişiklik rüzgârları esen milli eğitimde taşların bir an öne yerine oturmasıdır. Yeni yazılarla ve yeni konularla buluşuncaya kadar sağlıklı, mutlu ve huzurlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*