Anasayfa / Köşe Yazıları / Enerjiniz Pozitif mi, Negatif mi?

Enerjiniz Pozitif mi, Negatif mi?

Gerçek Fethiye Gazetesinde, bu ikinci yazıyla, bu satırları okumaya başlayan kıymetli okuyucularımıza sevgi, saygı ve hürmetlerimi sunuyorum. Haftada bir gün de olsa, duygu ve düşünceleri Fethiye’nin okuyucu kitlesiyle paylaşmak oldukça güzel. Görüş ve önerilerini bizimle paylaşan herkese müteşekkirim. Günlük hayatın yoğun koşuşturması içinde, olaylara bir başka açıdan bakmanızı sağlayacak, ‘böyle mi acaba’ diye bir an düşünebileceğiniz bir boyutunu paylaşacağız. Baştan söyleyeyim; biyoenerji enerji, psikokinezi ya da aura sistemi ile ilgili paket bilgileri aktaracak değilim. Zaten o konularda çok fazla ayrıntılı bilgi sahibi de değilim. Ama bir kısım örtüşen veya tam tersi zıt görüşlerde varsada bilemiyorum. Aslolan bir kıvılcım oluşturabilmek ve insanlara faydalı olabilmektir.

Bulunduğunuz ortama yeni gelen birisi olduğu zaman ne hissedersiniz? Yeni tanıştığınız bir kişinin sizde bıraktığı etki ne olur? Sosyal bir varlık olan insanın ilişkileri de maddi yapısı gibi oldukça ilginçtir. Halk arasında, henüz tanıştığı kişiler için “elektrik aldım”, veya “elektrik alamadım” gibi ifadelerle aldığı intibayı ifade edenler çoktur. Birarada sohbet eden guruba yeni bir katılım olmasıyla hava bir anda ‘olumlu’ veya ‘olumsuz’ değişir. Her katılanın gurup üzerinde oluşturduğu etki aynı olmaz. Birisinde herkesin yüzü bir anda tebessümle dolarken, bir diğerinde surat ifadesi tatsızlaşabilir. Mesela; sınıfa bir öğretmen girdiğinde ilgiyle bekleyen bir öğrenci manzarası oluşurken bir diğeri girdiğinde tam tersi bir manzara hakim olabilir. Yine bir işyerinde bir müşteri girdiğinde gayet olumlu bir hava eserken bir diğer müşteri de çok ağır bir hava oluşabilir. Örnekler çok olup, bu durumların farklı versiyonunda da durum aynıdır. Öğretmen bir sınıfa koşarak büyük bir zevkle giderken bir diğer sınıfa gitmek için ayaklarıyla kavga etmek ve onları da ikna etmek zorunda kalabilir. Ya da siz düşünün, A marketine giderken büyük bir hazla yürürken, mecbur kaldığınızda uğradığınız B marketine girişiniz nasıl oluyor?

Olumlu veya olumsuz havadan hangisinin oluşacağı tamamen size bağlı. Eğer pozitif elektrik yayıyorsanız ve girdiğiniz ortamda sizin elektriğiniz baskın çıkıyorsa yani oluşan elektrik negatiften fazlaysa tatlı ve güzel bir ortam oluşuyor. Yok sizin pozitif eletriğiniz yeni katıldığınız ortamda zayıf kalıyorsa sizde negatif elektriğe maruz kalıyorsunuz. Burada ‘elektrik’ kelimesinin yerine ‘enerji’ kelimesini de kullanabiliriz. O zaman bir başka ifadeyle; eğer güçlü şekilde pozitif enerjini yayıyorsanız, gittiğiniz yerdeki kişileri olumlu etkileyebilirsiniz. Negatif enerji yayıyor iseniz “yine mi geldi bu?, geldi tadımız kaçtı” şeklinde cümlelere dökülen olumsuz bir atmosferin mimarı olabilirsiniz. Tabi her iki durumda da, katıldığınız ortamın mevcut enerjisi ile olan oran önemli. Hangisi güçlü ise, o, diğerini etkisi altına alır. Yine bir örneğe başvurursak; düğün, bayramlaşma ve benzeri bir amaçla gittiğiniz bir ziyarette ortam genellikle pozitif enerji dolu olacağı için sizde çabucak o mutlu ve güleryüzlerle dolu ortamın bir parçası oluverirsiniz. Bir taziye ziyaretinde de tam tersi durum yaşanacaktır.

Peki gelelim asıl mesaja. Tabiki hemen vermiyoruz mesajı. Bir parağraf daha devam ediyoruz. Yeni katıldığınız ortama pozitif veya negatif  enerji yayma durumunuzun üç etken unsuru daha var. Birincisi ortama girdiğinizde sizinle ilgili ön bilgiler. İngilizce’de ‘background’ olarak ifade edilen ve o ortamda bulunanların sizin hakkınızdaki eski bilgileri burada etkili oluyor. Tabi ki o eski bilgiler de yine malum bu yazıda paylaştığımız süreçler sonucunda oluşan intibanın ta kendisi aslında. İkincisini iki bölüme ayırmak mümkün. Bunlardan ilki ortama girişinizle birlikte verdiğiniz görüntü. Bu görüntüye kıyafetinizi, beden dili olan jest ve mimiklerinizi dahil edebiliriz. Bir diğeri de konuşmalarınız. Buna da ses tonunuzdan tutunda seçtiğiniz kelimelere kadar herşey dahil. Üçüncüsü ise, mekanın kendisi. Mekan da yayacağımız enerjide üçüncü etkendir. Simsiyah küçük bir odaya girmekle, geniş güzel döşenmiş çiçeklerle dolu pırıl pırıl geniş bir odaya girmek aynı duyguları mı ifade edecek? Yaşadığımız mekanların durumu işte bunun için önemli. Gezmek dinlenmek için gideceğiz yer tercihinde hep bu enerji ilişkileri belirleyici olur. Çok hızlı bir şekilde gerçekleşen bu akışlar hislerimizin de belirleyicisi oluyor.

İşte asıl bölüm. Eğer zihninizde yer alan düşünceleriniz olumlu ise yaydığınız enerji veya diğer bir ifadeyle elektrik de pozitif oluyor. Eğer taşıdığınız düşünceler olumsuz ve kötü olarak ifade ettiğimiz insanların hoşlanmayacağı tarzda ise, yaydığınız elektrik de negatif oluyor. İstisnaları tartışılır mı bilmem ama beyninizde dolaştırdığınız düşünceleriniz yüz ifadenizi de yönlendiriyor. Faydalı, iyi ve güzel şeyler yapma gayesiyle adım atılan bir ortamda, yüze tatlı bir gülümseme yansırken, zararlı ve kötü düşüncelerin cirit attığı bir zihinde bu, asık bir suratla kendisine yer buluyor. Olumlu ve güzel düşünceler sadece yüzümüze değil vücudumuzun tamamını etkileyebilir. Kendinden emin, tatlı tebessümlü, güven veren bir duruşun altında da bu vardır. Yüzyıllardır savaş halinde olan ‘iyi’ile ‘kötü’ mücadelesinde iyinin tarafında olmanın işaretidir.

Velhasıl, sabah uyandığınızda uyanmış olmanın şükrü ve mutluluğu ile, o güne ait planlarınıza dahil olmaları için insanların iyiliğine ve hayrına vesile olacak güzel düşünceleri de davet edin zihninize. Çevrenize yaydığınız elektriğiniz de olumlu olsun, güçlü olsun. Günboyu maruz kalabileceğiniz negatif elektriğe boyun eğmesin. Mutlu olun. Haftaya görüşünceye kadar hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.