Anasayfa / Köşe Yazıları / Bu Coğrafyanın Hali Ne Olacak?

Bu Coğrafyanın Hali Ne Olacak?

İfade edilmesi zor süreçlerden ülke ve coğrafya olarak bir türlü çıkamadık. Olağanüstü bir olumlu gelişme olmazsa ne yazık ki yakın zamanda çıkabilecek gibi de görünmüyoruz. Terör tüm boyutlarıyla en acımasız şekilde yaşanıyor. Yıllardır aynı noktadayız. Ne ezen ne de ezilen, ne de seyreden. Değişen sadece masum halkın yaşadığı ülke! Irak, Suriye boşaltılıyor. Sağ kalabilenler onlarda! Aslında yıllardır yaşanan bu elim hadiselerin sebebi belli. Nereye doğru getirilmek istendiği de. Fakat gösterilmiyor, görmek istenmiyor bir türlü. Nasıl görülsün ki? Dünyada belli başlı üç haber ajansı var. Associated Press (ABD), Reuters (İngiltere) ve AFP (Fransa). Bütün dünyanın okuduğu haberlerin yüzde 90’ını bunlar üretiyor. Milyarlarca insana ulaşan haberler bunların süzgecinden geçiyor. Geri kalan yüzde 10’un yüzde sekizi de paylaştıkları uzantılarının işbirlikçilerinin kontrolünde veya etkisinde.

Peki, nedir hadisenin özeti? Hep yazıyoruz tekrar yazalım. Görünürde BOP (Büyük Ortadoğu Projesi) görünmeyende ise, Büyük İsrail’i kurma projesi. Projeyi kamuoyuna hafiften BOP diye salıyorlar fakat sahibi kim, ne zaman hangi ittifakla karar verilmiş bilinmiyor. Bilinmesi istenmiyor. Irak’ın ve Suriye’nin işgali de, 15 Temmuz darbe girişimi de, ülkemizde patlayan bombalarda, mülteci akınları da hiçbirisi tesadüf değil. Anadolu Gençliğin açıklamasından devam edelim özete…

“11 Eylül 2001’de İkiz Kulelerin ve Pentagon’un vurulmasını bahane eden ABD, Ekim 2001’de Afganistan’ı işgal etmiş, Mart 2003’de de Irak’a girmiştir. ABD’nin Afganistan’ı ve Irak işgali ABD’ye külfet getirmiş, Teksas’a giden tabutlar ABD halkının kendi yöneticilerine tepki göstermesine yol açmıştır. Tüm dünyada ABD karşıtı tepkiler ve gösteriler artınca ABD, B Planın devreye sokmuştur.  ABD, İslam ülkelerinde taşeron örgütler yoluyla B planını uygulamaya koymuştur. Bugün herkes Afganistan’ın niye işgal edildiğin biliyor.  Afganistan, “demokrasi, insan hakları ve özgürlük”  terennümleri eşliğinde zengin yeraltı kaynaklarını yağmalamak için işgal edilmiştir. Bugün herkes biliyor ki Irak, Irak halkını Saddam’dan kurtarmak için değil, Irak’ı bölmek, parçalamak için işgal edilmiştir. Bugün herkes biliyor ki Libya, Libya halkını Kaddafi’den kurtarmak için değil, Libya’yı bölmek parçalamak için işgal edilmiştir.

ABD, Bağdat’a bombalar yağdırırken, bir milyon Müslüman’ı şehit ederken, insanları maniple etmek, kandırmak, yıkım ve yağmayı örtbas etmek için gece gündüz petrole bulanmış bir karabatak göstermiştir. Bugün de aynı şey yapılıyor. Gerçekler bir şekilde saptırılıyor. Bizim vicdanımızın, bizim merhametimizin, bizim kardeşliğimizin gücünü biliyorlar ve bizi maniple etmeye çalışıyorlar. Suriye’de olup biten Suriye’yi Esat’tan kurtarma değil, Suriye’yi bölme ve parçalama senaryosunun işletilmesidir.

Bunu görmek lazım, bunu anlamak lazım. Siyonizm 5700 yıllık planından üç beş günde vazgeçmez, vazgeçmeyecektir. Bölgedeki tüm terör olaylarının arkasında İsrail vardır, Siyonizm vardır. Irak’ın parçalanması, Suriye’nin parçalanması kime yaramaktadır? Irak’tan ve Suriye’den sonra sıra kime gelecektir? 15 Temmuz kalkışmasının arkasındaki üst akıl kimdir? 15 Temmuz’da İncirlik Üssü hangi fonksiyonu icra etmiştir. FETÖ denilen örgütün liderini hangi ülke muhafaza etmektedir? Olup biteni görelim. Bir yanlıştan başka yanlışa savrulmayalım. Bugün Halep yanıyor. Suriye kim için parçalanıyor? Bu çocuklar, bu siviller niçin ölüyor? Bu insanlar evlerini, yerlerini, yurtlarını niçin terk etmek zorunda kaldılar, kalıyorlar? Niçin dünyanın süper güçleri bu savaşı durduramıyor? Suriye’de bu savaşan gruplar silahı nereden, nasıl buluyor? PYD’yi, PKK’yı, IŞİD’i, diğer silahlı grupları kim destekliyor? Diğer taraftan Musul’da yaklaşık bir milyon insan günlerdir susuz. Irak’ta etnik ve mezhepsel çatışmalar durmak bilmiyor. Irak’ın bölünmüşlüğü kime yarıyor? Budist Myanmar yönetiminin Arakan’lı Müslümanlara karşı sürdürdüğü soykırım devam etmekte. Aç açık bırakma, tecavüz, taciz, her türlü işkence ve tecrit politikaları ve cinayet tüm dünyanın gözü önünde gerçekleşmektedir. Bütün bu süreçte yapılması gereken, İslam ülkelerinin yöneticilerinin birlikteliğinin tesis edilmesidir.  2001’den bu zamana adım adım işletilen Büyük Ortadoğu Projesi karşısında hamasetle bir yere varılmadığının görülmesi gerekir. Biz diyoruz ki çözüm ne ABD ile stratejik ortaklıktır, ne İsrail ile normalleşmek ne de bunların hışmına uğramamak için Rusya’ya sığınmaktır. Ankara, mutlaka Tahran ile Bağdat ile Beyrut ile ve de Şam ile masaya oturmalıdır. Savaş bitilmelidir. Siviller ölmesin, çocuklar ölmesin, Suriye bölünmesin, sıra Türkiye’ye ve İran’a gelmesin deniliyorsa başka yol yoktur. Siyonizm’in oyunları görülmeli, oyuna gelinmemelidir.

Haftaya yeni konularla tekrar buluşuncaya kadar, sağlıklı, huzurlu ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*