Anasayfa / Köşe Yazıları / Bir Türlü İlerleyemeyen Sendikacılık

Bir Türlü İlerleyemeyen Sendikacılık

Anayasa Mahkemesi Cumhuriyet Halk Partisinin başvurusu üzerine gündemine aldığı sendikalı memurlara yapılan ek ödemeyi iptal etti. Bu iptal ile birlikte memur sendikacılığı bir anda gündemin üst sıralarına doğru yükseliverdi. Sendika üyesi olan memurlara ek ödeme yapılması 2006 yılında 5 lira ile başladı. 2008 yılında 10 liraya çıkarıldı. Emekleme aşamasından bir türlü çıkamayan ülkemiz kamu sendikacılığı bir kez daha sarsıntı geçirecek gibi.

Sendika üyesi olan memurlara yapılan ek ödeme tartışmasının ayrıntılarını geçmeden memur sendikalarının yapısını kısaca hatırlatmakta fayda var. Birçok insan bunu hiç çözememiştir ya da karıştırmaktadır. Birçok sendika olduğu için çoğu zaman işçi sendikaları ile karıştırılır. 4688 Sayılı Kamu Görevlileri Sendikaları Kanununa göre devlet memurlarının üye olabileceği 11 hizmet kolunda örgütlenmiş sendikalar mevcuttur. Bu hizmet kolları; Büro Bankacılık ve Sigortacılık Hizmetleri, Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetleri, Sağlık ve Sosyal Hizmetler, Yerel Yönetim Hizmetleri, Basın Yayın ve İletişim Hizmetleri, Kültür ve Sanat Hizmetleri, Bayındırlık İnşaat ve Köy Hizmetleri, Ulaştırma Hizmetleri, Tarım ve Ormancılık Hizmetleri, Enerji Sanayi ve Madencilik Hizmetleri ve Diyanet ve Vakıf Hizmetleridir. Bu hizmet kollarında kurulan sendikalar bir araya gelerek konfederasyonları oluşturur. Konfederasyonlardan üye sayılarına göre ilk üç sırada göre Memur-Sen, Kamu-Sen ve Kesk vardır. Bu üç konfederasyonun 11 hizmet kolunda da sendikası vardır. Örneğin, Eğitim Öğretim ve Bilim Hizmetlerinde yer alan öğretmenlerin üye olduğu bu konfederasyonların üç sendikası Memur-Sen’e bağlı Eğitim-Bir-Sen, Kamu-Sen’e bağlı Türk Eğitim-Sen ve Kesk’e bağlı Eğitim-Sen vardır. İstisnalar dışında genellikle, sendikanın isminde Türk kelimesi varsa bu sendika Kamu-Sen’e bağlıdır. Birlik kelimesi varsa Memur-Sen’e, hizmet kolunun adı sade ise Kesk’e bağlıdır. Daha net anlaşılması için yaygın bir yorumu burada paylaşırsak; yine istisnalar dışında, sol düşünceye yakın olanlar Kesk, milliyetçi düşünceye yakın olanlar Kamu-Sen ve muhafazar düşünceye yakın olanlar Memur-Sen’e bağlı sendikalarda yer alır.

Memur sendikalarının işci sendikaları gibi grev hakkı yoktur. Grev hakkı olmadığı için de yaptırım gücü oldukça sınırlıdır. Ağustos aylarında yapılan toplu görüşmelerin etkisi de mevsimliktir. Hükümet temsilcileri ile konuşulan ve tartışılan konular genellikle uzlaştırma kurulunda son bulur. Karar yine hükümetlerin ve ilgili bakanlarındır. Memur sendikacılığının mevcut durumu, sorunları ve çözüm önerilerine gelince, elbette bir köşe yazısında dile getirilemeyecek kadar uzundur. 2004’ten 2008’e kadar ilçe temsilciliği ve yönetim kurulu üyelikleri yapmış biri olarak elbette söyleyebileceğim çok şey var. Mevcut sendikal yapının dernek ve vakıf boyutundan daha ileri olduğunu söylemek mümkün değil. Gerçekten olması gerektiği yere ulaşması da bugünkü süreçler yaşanmadan mümkün değil.

Bugünlerde tartışılan mevzuya gelince; ülkemizde memurların sendikalaşma oranı çok ama çok düşüktür. Bunun sebeplerinden birisi de üyelerin ödediği binde beş oranındaki sendika aidatıdır. Memurların sendikalara üye olmalarını sağlamak için, önceki toplu görüşmelerde Kamu-Sen ve Memur-Sen’in önerisiyle bu ödemenin devlet tarafından yapılması gündeme geldi. Ve sendika üyesi memurlara her ay toplu görüşme primi adı altında 5 tl ödenmeye başlandı. Kesk buna karşı çıktı. Çünkü; Kesk’in üye sayısı hem fazla hem de bu düşüncedeki insanların üye aidatı yüzünden sendikaya üye olmama oranı daha düşüktü. Bu değişiklik, Kesk’in aleyhine olurken diğer konfederasyonların sendikalarına lehte sonuç verdi. Diğer etkenlerde var olmakla birlikte bu destekle Kamu-Sen ve Memur-Sen üye sayılarını arttırdı. Geçen yıl 5 lira 10 liraya çıkarıldı. Zaten, üyeleri tarafından etkili çalışma yapmadığı eleştirileriyle karşı karşıya olan Memur-Sen ve Kamu-Sen’i, eğer yeni bir düzenleme ile durum düzeltilmezse gerçekten zor günler bekliyor. Bundan sonra hangi sürece gireceğini de hep birlikte bekleyip göreceğiz. Her zaman olduğu gibi temennimiz; insanlarımızın faydası ve yararına olmasıdır. Daha farklı boyutlarıyla sendikacılığı başka yazılarda değerlendireceğiz. Haftaya görüşünceye kadar Allah’a emanet olun. Hoşcakalın…

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.