Anasayfa / Köşe Yazıları / Benden Söylemesi

Benden Söylemesi

Her okul yapılacağı haberini duyduğumda bir eğitimci olarak fazlasıyla seviniyorum ve geleceğimiz adına mutlu oluyorum. Fethiye Esnaf ve Sanatkârlar Odası’nın yaptırdığı Mesleki Eğitim Merkezi’nin açıldığı dönemde de yazdım eğitim öğretimde donanımın ne kadar önemli olduğunu. Eğitim öğretim ortamının yeterli ve hatta en iyi düzeyde olması gerekiyor. Tam donanımlı bir okulda eğitim öğretimin başarısı garanti mi diye düşünebilirsiniz. Elbette hayır, ancak donanımın yetersiz olduğu okulda sadece ve sadece mucize beklenebilir.

Mehmet Erdoğan, Yusuf İzzet Gökçe, Sıtkı Koçman, Ramazan Patat, Ömer Aygün, Fethi Pekin, Ali Rıza Köze Hasan Özyer ve daha burada ismine yer veremediğim çok sayıda hayırsever var ilçemize okul kazandıran. Eğitim öğretimin başladığı bu hafta içinde, İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü yetkililerinin öncülüğünde, hayırsever Yusuf İzzet Gökçe amcamızın eşi adına Kız Meslek Lisesi yaptırma teklifini kabul etme inceliğini göstermesi takdire şayan bir davranıştır. Buradan ‘hayırlı olsun ve Allah razı olsun’ diyorum.

Kimsenin ekonomik durumunu ve bu konuda destek olup olmadığını tartışmamız söz konusu bile olamaz. Ancak, Fethiye’deki okullara yaptığı büyük yardımlarından tanıdığımız eczacı Nuri Öztürk’ün “Allah, olanlara da verebilmeyi nasip etsin” duasıyla, vermenin herkese nasip olamayacağını anlatan bir hikâyeyi paylaşmak istiyorum. Birinci ağızdan, buyurun birlikte okuyalım.

“Fakir öğrenciler için yurt binası yapmak üzere gelen bir gurup arkadaş yardım toplamaya destek olmamı rica ettiler. Tekliflerini kabul ettim ve ertesi gün, zenginliğinden dolayı ağa lakabıyla tanınan bir adamı aradım. Para istediğimi anlayınca;

– Gerekeni yaparız, dedi. Gel de görüşelim.  Büyük bir hevesle bürosuna gittim ve sekreterinden izin alıp odasına girdim. Bina hakkında verdiğim bilgileri dinledikten sonra, cebinden bir on binlik çıkarıp;

– Buyur, dedi. Bizim de katkımız olsun. Şaşırmıştım, ama yine de işi pişkinliğe vurup;

 – Sondaki sıfırlar biraz az olmadı mı? dedim. Hiç olmazsa on milyon vereceğinizi tahmin etmiştim. Pek aldırmamış görünerek;

– Şimdilik bu kadar yetsin, dedi. Toplu konut sitesi için yer almam gerektiğinden, fazla açılamıyorum.

– Ne kadar lazım? diye sordum.

– İki yüz dönüm kadar, dedi. Bu işi becerir ve planladığım arsaları kapatırsam, vakfınıza on milyon bağışlarım. Eğer binaya ismimi verirseniz, bu miktarı daha da artırabilirim. Teklifini ister istemez kabul ettikten sonra el sıkışıp ayrıldık ve kısa bir süre sonra da inşaata başladık. Bu arada para sıkıntısı çektiğimizden ağayı bol bol hatırlıyor ve aldığı yerin kaç dönüme ulaştığını takip ediyorduk. Altı ay kadar sonra yardımcısına telefon ettiğimizde;

– Ağanın yeri, çoğu göl kenarında olmak üzere 120 dönüme ulaştı, dedi. Şimdi sıra, yolun bitişiğindeki ormanlık bölgeye geldi. İnşaatın kabasını tamamladığımızda adamı tekrar aradık.

-Ağanın yeri, göl kenarında ve çam ağaçları arasında olmak üzere 150 dönüme çıktı, dedi. Bir kaç ay sonra iş tamamlanır. On milyona kavuşmak ümidiyle adama bir daha telefon ettiğimizde;

-Ağanın yeri, bir selvi ağacının altında olmak üzere 2 metrekareye indi, dedi. Geçen hafta öldü, duymadınız mı?”

İlçemizde hayırseverlerin yanı sıra muhtarlıklar, sivil toplum kuruluşları ve özellikle belediyelerin yaptırdığı binalar okulların büyük bir kısmını hatta tamamına yakınını oluşturuyor. Ödediği vergiler ve genel bütçeye katkısıyla neredeyse ilin yarısını oluşturan Fethiye’nin doğrudan devlet yatırımı ile kazandığı okul sayısı ise parmakla gösterilecek kadar az. Halkın yardımlarıyla yapılan her okulun sevinci bu acı gerçek ile de yüzleşmemizi sağlıyor. Devletimizin yatırımları kısa orta ve uzun vadeli olmak üzere bir plan dâhilinde gerçekleştirdiği bilgisi maalesef, falanca bakanın memleketinin bakan olması ile birlikte yatırım ve desteklerle ihya olduğu haberleriyle tersyüz olmaktadır. Beklentiler karşısında ileri sürülen mazeretleri geçersiz kılmaktadır.

 Ülkemizin birçok bölgesinde olduğu gibi, tamamı devlet yatırımı ile yapılmış modern eğitim kurumlarının Fethiye’nin de hakkı olduğunu, bunu sağlamakla görevli yetkililere hatırlatmayı kamu adına bir borç bilirim. Yeniden buluşuncaya kadar sağlıkla ve huzurla kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970'li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*