Anasayfa / Köşe Yazıları / 4+4+4:Mesleki ve Teknik Eğitim Yine Sahipsiz

4+4+4:Mesleki ve Teknik Eğitim Yine Sahipsiz

Kamuoyunda 4+4+4 olarak bilinen İlköğretim ve Eğitim Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe girdi. Daha önce kısmen değindiğimiz ve meclis komisyonlarında dile getirilen farklı görüşleri aktardığımız köşemizde bugün bu önemli değişikliğin neler getirdiğine bakarak devam edelim. Üzerinde büyük gürültüler kopartılan bu yasal değişikliklerin aslında çok fazla yenilik getirdiğini kesinlikle düşünmüyorum. Mesleki ve teknik eğitim açısından maalesef gerekli düzenlemeler yapılamadı. Eski haliyle 9. sınıfta sınırlı düzeyde başlatılan mesleki eğitim, yeni kanuna göre yine üçüncü 4 yılda başlayacak. Bunun tek istisnası İmam Hatipler. Mesleki ve teknik eğitim bir ülkenin en önemli motor gücü iken, 8 yıllık kesintisiz eğitimin en büyük darbesini yiyen bu kesim iken maalesef değişen bir şey olmadı. Çıraklık ve kalfalık istenmiyor demek ki. Esnaf ve sanayi sektörü yetiştirecek çırak bulamazken, okullar yükseköğretim kapasitesi olmayan ve mesleğe gitmek isteyen öğrencilerle yüksek öğrenime gitmek isteyen öğrencileri aynı hedefe yöneltme çabalarıyla meşgul. Ustalığın bitmesi sanayiyi olumsuz etkiler. Montaj ve dışa bağımlılık artar. Mesleki ve teknik eğitimin erken yaşlarda başlamasına karşı çıkmak bilimsellikten uzak bir anlayıştır. Olsa olsa ideolojik bir yaklaşım olabilir. İnanın söyleyecek söz bulamıyorum.

Yeni yasal düzenlemenin değiştiremediği bir başka kısmı da açık lise eğitimi. Ülke üzerinde oldum olası söz sahibi malum odaklarında üzerinde durduğu buydu. Seslerini yükseltiverdiler. Herkes illa 8 yıl tek tip binalarda arzı endam ettirilecek. Neymiş açıktan olmazmış! İlk 4 yıl zorunlu ortak eğitimi aldıktan sonra isteyen mesleki, isteyen açıktan eğitime devam edebilmeliydi. İnternet çağı, teknoloji çağı diyorsun, eğitim sadece bina ile, dört duvar arası ile sınırlı değil diyorsun ama sonra yine bize bildiğini okutuyorsun.

Bunlar yazıldı diye birileri eleştiri bombardımanını hemen başlatabilir. Hiç önemsemiyorum. Yine de kısaca değineyim. Yasanın güzel ve olumlu kısımlarını özellikle; gençlerin ortaokul ve liselerde Kur’an-ı Kerim ve Peygamber Efendimizin hayatını seçmeli ders olarak alabilmelerine imkân sağlanmasını ve imam hatip okullarının orta kısımlarının açılması değişikliklerini alkışlıyorum. Ancak meclise ilk sunulan teklifin aksine en önemli iki konuda geri adım atılmasını kabullenemiyorum. Mesleki ve teknik eğitimde uzmanlaşmanın önünü açma fırsatını kaçıran yasaya methiyeler düzmemi de kimse beklemesin zaten.

Başta, lise eğitimini de zorunlu hale getiren kanunun önemli değişikliklerine birlikte bakalım. 2012-2013 yılından itibaren lise zorunlu oluyor. Bakanlar kurulu isterse bu süreyi bir yıl erteleyebilecek. İlköğretim çağı 6-14 yaş gurubu iken 6-13 olarak düzenlendi. İlköğretime başlamanın hangi ay olacağı ise daha sonra çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek. İlköğretim, ilkokul ve ortaokul olmak üzere ikiye ayrıldı. Bağımsız okullar olarak eğitim faaliyetlerini yürütecekler. Uygulamada zorluk olacağı düşünülerek, “Ancak imkân ve şartlara göre ortaokullar, ilkokullarla veya liselerle birlikte de kurulabilir” hükmü eklenmiş ki, bana göre bu esneklik mevcut ilköğretimlerin aynen devamını sağlayacaktır. Sınıf öğretmenleri sadece ilk 4 yıllık ilkokulda görev alacak. İkinci ve üçüncü 4 yıllarda branş öğretmenleri görev yapacak.

Yeni yasa ile birlikte İl Özel İdare gelirleri ortaöğretim kurumlarının arsa temini, binalarının yapımı, bakımı ve onarımı için de kullanılabilecek. Ortaokul ve lisede Kur’an-ı Kerim ve Hz. Peygamberimizin hayatı, isteğe bağlı seçmeli ders olarak okutulacak. Diğer seçmeli dersleri bakanlık belirleyecek. Staj yapan meslek lisesi öğrencileri için işletmelerde üst sayı sınırı kaldırıldı. Yükseköğretimi ilgilendiren değişiklikler 2013 yılındaki sınavda uygulanacak. Lise birincileri için ayrı kontenjan belirlenecek. Meslek lisesinde okuyanlar devamı olan iki yıllık ön lisans okullarına sınavsız geçebilecek. Lise mezuniyet notu ortalamasının yüzde on ikisi üniversiteye girişte etkili olacak. Ne diyelim, bu yeni yasa artısıyla eksisiyle vatana millete hayırlı olsun. Eğitim ile ilgili söylemek istediklerimizin sonu gelmez. Bu konuya tekrar ilerleyen haftalarda yer verilecek. Yeni yazılarda buluşuncaya kadar şimdilik sağlıklı ve mutlu kalın, hoşcakalın.

Hakkında editor3

1970’li yılların ortasında doğmuş. İlkokuldan yüksek lisansa kadar eğitim kurumlarının verdiği bütün diplomaları almış. Halen Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Mahalli İdareler ve Yerinden Yönetim alanında doktoranın tez aşamasında. Yazıp çizmeye meraklı olduğu ifade ediliyor.

Önerdiğimiz Yazı

Dersaneler Üzerinden Eğitim Sorunlarımız

Son dönemde eğitim alanında yaşadığımız gariplikler artarak devam ediyor. Hepsini ele almak mümkün değil ama …

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*